Göç İdaresi Başkanı Kök: “Türkiye’nin göç yönetimindeki vizyonunu daha ileri taşıyacağız”

img

Göç İdaresi Başkanı Kök: “Türkiye’nin göç yönetimindeki vizyonunu daha ileri taşıyacağız”

Göç İdaresi Başkanı Hüseyin Kök, Türkiye’nin göç yönetiminde 13 yılda güçlü bir kurumsal yapı oluşturduğunu belirterek, teknoloji destekli sınır güvenliği, dijital sistemler ve uluslararası iş birlikleriyle “örnek model” vizyonunun daha ileri taşınacağını vurguladı.

Sivil İnisisyatif/Zeliha Sorkunlu/ İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanı Hüseyin Kök, kurumun kuruluşunun 13’üncü yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı kapsamlı mesajda, Türkiye’nin göç yönetiminde ulaştığı noktaya dikkat çekerek, “Türkiye’nin göç yönetimindeki kurumsal kapasitesini ve dünyaya örnek model olma vizyonunu daha da ileriye taşıyacağız” dedi.

Kök, Türkiye’nin göç alanında son yıllarda gerçekleştirdiği yapısal dönüşüm, teknolojik yatırımlar ve uluslararası iş birlikleriyle küresel ölçekte dikkat çeken bir modele ulaştığını vurguladı.

13 Yılda Kurumsal Dönüşüm

Göç İdaresi Başkanlığı’nın 13 yıl önce kurulduğunu hatırlatan Kök, geçen süre zarfında göç yönetiminin parçalı yapıdan çıkarılarak tek merkezden koordine edilen güçlü bir kurumsal yapıya dönüştürüldüğünü belirtti.

Türkiye’nin göç politikalarının, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ve ilgili bakanlıkların koordinasyonunda bütüncül bir yaklaşımla yürütüldüğünü ifade eden Kök, tüm süreçlerin Göç İdaresi Başkanlığı çatısı altında ilgili kurumlarla birlikte yönetildiğini söyledi.

Düzensiz Göçle Mücadelede 5 Ayaklı Strateji

Türkiye’nin düzensiz göçle mücadelede insan haklarını gözeten çok boyutlu bir strateji uyguladığını belirten Kök, bu modelin 5 temel başlık üzerine kurulu olduğunu açıkladı:

  • Kaynağında çözüm odaklı politikalar
  • Sınır güvenliğinin güçlendirilmesi
  • Ülke içinde etkin yakalama ve denetim
  • Düzensiz iş gücüyle mücadele
  • Etkin geri gönderme mekanizmaları

Kök, bu stratejinin yalnızca sınır hattında değil, aynı zamanda göçün kaynak ülkelerinde yürütülen diplomatik temaslar ve uluslararası iş birlikleriyle desteklendiğini vurguladı.

Yüksek Teknolojili Sınır Güvenliği

Sınır güvenliğinde son yıllarda önemli bir dönüşüm yaşandığını belirten Kök, artık sadece fiziki tedbirlerin yeterli olmadığını, teknolojik sistemlerle desteklenen entegre bir sınır yönetimi modelinin uygulandığını ifade etti.

Bu kapsamda:

  • Güvenlik duvarları ve devriye yolları
  • Aydınlatma sistemleri
  • Elektro-optik gözetleme kuleleri
  • Sismik sensörler
  • İnsansız hava araçları

gibi ileri teknolojilerin aktif olarak kullanıldığını belirten Kök, sınır güvenliğinin çok katmanlı bir yapıya kavuşturulduğunu söyledi.

UKORAM ile Riskler Önceden Tespit Ediliyor

Kök, 2021 yılında faaliyete geçen Ulusal Koordinasyon ve Ortak Risk Analiz Merkezi (UKORAM) sayesinde düzensiz göç hareketlerinin bilimsel analizlerle önceden öngörülebildiğini açıkladı.

UKORAM’ın;

  • göç rotalarının analizi
  • sınır aşan tehditlerin tespiti
  • halk sağlığı risklerinin izlenmesi
  • kurumlar arası koordinasyonun sağlanması

gibi alanlarda kritik rol üstlendiğini belirten Kök, bu sistem sayesinde birçok riskin oluşmadan önce tespit edildiğini ifade etti.

Dijitalleşme ve Modernizasyon Hamlesi

Göç yönetiminde dijital dönüşümün önemli bir yer tuttuğunu vurgulayan Kök, son yıllarda hayata geçirilen projelerle işlemlerin hızlandığını ve şeffaflığın artırıldığını belirtti.

Bu kapsamda öne çıkan uygulamalar:

  • e-İkamet sistemi ile başvuruların dijital ortama taşınması
  • GÖÇBİL sistemi ile yabancıların elektronik bilgilendirilmesi
  • Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) ile dijital bildirimler
  • Limanlarda Tek Kart Projesi ile güvenlik standartlarının yükseltilmesi

Kök, bu sistemlerin hem veri güvenliğini artırdığını hem de işlem süreçlerini önemli ölçüde hızlandırdığını ifade etti.

Mobil Göç Noktası ile Sahada Etkin Denetim

Yurt içindeki denetim mekanizmalarının da güçlendirildiğini belirten Kök, 2023 yılında İstanbul’da başlatılan Mobil Göç Noktası uygulamasının kısa sürede ülke geneline yayıldığını söyledi.

Bugün 375 araç ve binlerce personelle sahada aktif olarak görev yapan bu sistem sayesinde, kimlik kontrollerinin hızlı ve etkin şekilde gerçekleştirildiği belirtildi.

Soydaş Topluluklara Yönelik Politikalar

Türkiye’nin göç yönetiminde tarihsel ve kültürel bağlara sahip topluluklara yönelik özel politikalar yürüttüğünü vurgulayan Kök, Ahıska Türklerinin iskan süreçlerine ilişkin bilgi verdi.

Erzincan Üzümlü’de iskan çalışmalarının tamamlandığını, Bitlis Ahlat’ta ise sürecin devam ettiğini belirten Kök, bu çalışmaların sosyal uyum politikalarıyla desteklendiğini ifade etti.

Gönüllü Geri Dönüşlerde Artış

Suriyelilerin gönüllü geri dönüş sürecine ilişkin de açıklamalarda bulunan Kök, özellikle son dönemde bu süreçte hızlanma yaşandığını söyledi.

Verilere göre:

  • 8 Aralık 2024’ten bu yana 650 binden fazla Suriyeli geri döndü
  • 2016’dan bu yana toplam dönüş sayısı 1 milyon 390 bini aştı

Kök, bu süreçlerin gönüllü, güvenli, onurlu ve uluslararası standartlara uygun şekilde yürütüldüğünü ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (BMMYK) sürece eşlik ettiğini belirtti.

Uluslararası Alanda “Türk Modeli”

Türkiye’nin göç yönetiminde ortaya koyduğu yaklaşımın uluslararası alanda örnek gösterildiğini belirten Kök, hem insani hassasiyetleri gözeten hem de güvenlik odaklı dengeli bir model uygulandığını ifade etti.

Kök, Türkiye’nin göç yönetiminde hem vatandaşların güvenliğini hem de ülkede bulunan yabancıların haklarını gözeten bir anlayışı sürdürdüğünü vurguladı.

Gelecek Vizyonu: Daha Güçlü ve Entegre Sistem

Göç İdaresi Başkanı Hüseyin Kök, 13 yıllık deneyim ve kurumsal kapasiteyle Türkiye’nin göç yönetiminde daha ileri bir aşamaya geçeceğini belirterek şu mesajı verdi:

“Edindiğimiz tecrübe, geliştirdiğimiz altyapı ve uluslararası iş birlikleriyle Türkiye’nin göç yönetimindeki vizyonunu daha da ileriye taşıyacağız. Hem güvenliği hem de insan haklarını esas alan dengeli bir yaklaşımı kararlılıkla sürdüreceğiz.”

Değerlendirme

Uzmanlara göre Türkiye, coğrafi konumu nedeniyle düzensiz göç hareketlerinin merkezinde yer almasına rağmen geliştirdiği çok katmanlı sistemle bu süreci yönetilebilir hale getiren ülkeler arasında bulunuyor.

Teknoloji destekli sınır güvenliği, dijitalleşme, uluslararası iş birlikleri ve insani yaklaşımın birlikte yürütülmesi, Türkiye’nin göç yönetim modelini diğer ülkelerden ayıran en önemli unsurlar olarak öne çıkıyor.