Rebiülevvel: Gönüllere Doğan Rahmet Mevsimi
Takvimler bazen yalnızca günleri değil, gönülleri de taşır. Hicrî takvimin üçüncü ayı olan Rebiülevvel, Müslümanların gönlünde ayrı bir yere sahiptir. Çünkü bu ay, insanlığa rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) dünyayı teşrif ettiği ay olarak kabul edilir. Bu sebeple Rebiülevvel, sadece tarihî bir zaman dilimi değil; sevginin, merhametin, ahlâkın ve sünnetin yeniden hatırlandığı bereketli bir iklimdir.
“Rebi” kelimesi Arapçada “bahar” anlamına gelir. Rebiülevvel ise “ilk bahar” demektir. Nasıl ki bahar, kuruyan toprağı yeniden canlandırıyorsa, Peygamber Efendimizin (s.a.v.) gelişi de insanlığın kararmış ufkuna umut olmuş, gönülleri iman ve hikmetle yeşertmiştir. Cahiliye karanlığında kaybolan insanlık, onun getirdiği ilahî mesajla yeniden hayat bulmuştur.
İslam’da ayların her biri Allah’ın yarattığı kıymetli zaman dilimleridir. Rebiülevvel ayı hakkında farz kılınmış özel bir ibadet veya yalnızca bu aya mahsus dinî bir uygulama bulunmamaktadır. Ancak bu ayın en büyük değeri, Allah Resûlü’nün (s.a.v.) örnek hayatını daha yakından tanımaya vesile olmasıdır. Bu nedenle Müslümanlar asırlardır bu ayı, Peygamber sevgisini tazeleme ve onun güzel ahlâkını hayatlarına daha çok taşıma fırsatı olarak değerlendirmişlerdir.
Peki Rebiülevvel ayında neler yapılabilir?
Her şeyden önce Peygamber Efendimizi (s.a.v.) daha yakından tanımaya gayret edilmelidir. Onun hayatını anlatan güvenilir siyer kitaplarını okumak, aile içinde çocuklara onun örnek kişiliğini anlatmak ve sünnetini öğrenmek bu ayın en güzel kazançlarından biridir.
Salavat getirmek de bu ayın en anlamlı amellerindendir. Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de müminlere Peygamber’e salât ve selâm getirmelerini emretmiştir. Gün içinde dilimizi salavatla süslemek, Resûlullah’a olan sevgimizi ifade etmenin en güzel yollarından biridir.
Kur’an-ı Kerim ile bağımızı güçlendirmek, namazlara daha fazla özen göstermek, dua etmek, tevbe ve istiğfarda bulunmak, ihtiyaç sahiplerine yardım etmek de Rebiülevvel’in manevî iklimine yakışan davranışlardır. Çünkü Peygamber Efendimizin (s.a.v.) hayatı yalnızca ibadetlerden ibaret değildi; merhamet, adalet, doğruluk, cömertlik ve güzel ahlâk onun en belirgin vasıflarıydı. Onu sevmek, sadece doğumunu anmakla değil, ahlâkını yaşamaya çalışmakla anlam kazanır.
Toplumumuzda Rebiülevvel ayının on ikinci gecesi “Mevlid Kandili” olarak ihya edilmektedir. Bu gecede Kur’an okunur, salavatlar getirilir, dualar edilir ve Peygamber Efendimizin hayatı anlatılır. Bu tür programlar, dinî bir zorunluluk olmaktan ziyade, Resûlullah sevgisini canlı tutmaya vesile olan güzel gelenekler olarak değerlendirilmektedir.
Bugün dünyamızın en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden biri, Peygamberimizin (s.a.v.) insanlığa öğrettiği merhamet, adalet ve güzel ahlâktır. Komşusunu gözeten, yetimi koruyan, kul hakkına riayet eden, affetmeyi bilen ve insanlara iyilikle yaklaşan bir Müslüman olmak, Rebiülevvel ayını en güzel şekilde değerlendirmek demektir.
Belki de bu ay kendimize şu soruyu sormanın zamanıdır: “Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bugün benim davranışlarıma baksa, benden razı olur muydu?” Bu soruya vereceğimiz samimi cevap, bizi daha güzel bir kul olmaya yöneltecektir.
Rebiülevvel, yalnızca geçmişte yaşanmış bir hatırayı anmak için değil; Resûlullah’ın (s.a.v.) rehberliğini bugünün hayatına taşımak için bir davettir. O hâlde gönlümüzü sevgiyle, dilimizi salavatla, hayatımızı ise onun güzel ahlâkıyla süsleyelim. Çünkü gerçek Peygamber sevgisi, onu tanımak, örnek almak ve yaşatmaktır.
“Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e, onun ailesine ve ashabına salât ve selâm eyle. Bizleri onun sünnetine sımsıkı sarılan, ahlâkını hayatına yansıtan kullarından eyle. Âmin.”


Türkiye'den ve Dünya’dan son dakika haberleri, önemli gündem yazıları, siyaset, Kültür sanat'tan Dünya haberlerine bütün konuların tek adresi www.gazetesivilinisiyatif.com'da.
© Copyright Uluslararası Sivil İnsiyatif Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır. |