Türkiye ve Mısır’dan Gazze İçin Ortak Mesaj: “Daha Ciddi Tedbirlerde Mutabık Kaldık”

img

Türkiye ve Mısır’dan Gazze İçin Ortak Mesaj: “Daha Ciddi Tedbirlerde Mutabık Kaldık”

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısırlı mevkidaşı Bedir Abdülati ile yaptığı görüşmenin ardından Gazze’de sivillerin korunması, insani yardımların ulaştırılması ve barış planına uyulması için daha etkili tedbirlerin alınması konusunda uzlaştıklarını açıkladı. Görüşmelerde Libya’nın siyasi birliği, Sudan’daki çatışmalar ve Türkiye-Mısır ilişkilerinin geliştirilmesi de ele alındı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır ziyareti kapsamında Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdülati ile bir araya geldi. İki bakan, heyetler arası görüşmelerin ardından El Alameyn kentinde ortak basın toplantısı düzenleyerek bölgesel gelişmeler ve ikili ilişkiler hakkında açıklamalarda bulundu.

Görüşmelerin ana gündem maddesini Gazze’deki durum oluşturdu. Taraflar, Filistinli sivillerin hedef alınmasının önlenmesi, insani yardımların bölgeye kesintisiz biçimde ulaştırılması ve Gazze Barış Planı’nda yer alan hükümlerin uygulanması için atılabilecek adımları değerlendirdi.

Fidan, Türkiye ile Mısır’ın Gazze’de devam eden insani krize karşı daha ciddi tedbirlerin alınması konusunda mutabakata vardığını söyledi. Ancak iki ülkenin üzerinde çalışacağı tedbirlerin ayrıntılarına ilişkin basın toplantısında kapsamlı bir eylem planı açıklanmadı.

Türkiye ve Mısır’ın Gazze başta olmak üzere Libya ve Sudan gibi bölgesel krizlerde daha yakın koordinasyon sağlama iradesi, görüşmelerin öne çıkan mesajlarından biri oldu.

Gazze için diplomatik koordinasyon güçlendirilecek

Fidan, Gazze’de yaşanan insani dramın sona erdirilmesi ve bölgede kalıcı bir çözümün nasıl sağlanabileceği konusunda Abdülati ile kapsamlı görüş alışverişinde bulunduklarını belirtti.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve hükümetinin uyguladığı politikaları sert sözlerle eleştiren Fidan, İsrail yönetiminin giderek daha tahrik edici bir tutum benimsediğini savundu. Bu politikaların yalnızca Filistinlileri veya Orta Doğu ülkelerini değil, bütün uluslararası güvenlik sistemini ilgilendiren bir soruna dönüştüğünü ifade etti.

Gazze’deki gelişmelerin bölgesel sınırları aşan sonuçlar doğurduğuna işaret eden Fidan, uluslararası toplumun mevcut tablo karşısında daha etkili hareket etmesi gerektiğini söyledi.

Bölge ülkelerinin tek başına açıklama yapmakla yetinmemesi gerektiği mesajını veren Fidan, uluslararası kuruluşlar ve ilgili ülkelerle birlikte sonuç üretecek mekanizmalar üzerinde çalışılmasının önemini vurguladı.

Öncelik sivillerin korunması ve insani yardım

Türkiye ile Mısır’ın görüşmelerinde Gazze’deki Filistinli sivillerin korunması öncelikli başlıklar arasında yer aldı.

Fidan, insani yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması, Filistinlilerin hedef alınarak öldürülmesinin önüne geçilmesi ve mevcut barış planındaki yükümlülüklerin yerine getirilmesi konusunda iki ülkenin görüşlerini yeniden değerlendirdiğini açıkladı.

Gazze’ye açılan Refah Sınır Kapısı nedeniyle Mısır, insani yardım operasyonları ve ateşkes diplomasisi bakımından kritik bir konuma sahip bulunuyor. Türkiye ise yardım faaliyetlerinin yanı sıra bölge ülkeleri ve uluslararası aktörlerle yürüttüğü diplomatik temaslar üzerinden sürece katkı sağlamaya çalışıyor.

Ankara ve Kahire’nin koordinasyonunu güçlendirmesi; yardım geçişleri, diplomatik baskı ve ateşkes şartlarının takibi gibi alanlarda ortak hareket etme ihtimalini artırıyor.

“Barış planının maddelerine uyulmalı”

Fidan’ın açıklamalarında, Gazze Barış Planı’nın hükümlerine eksiksiz şekilde uyulması gerektiği mesajı öne çıktı.

Türkiye ve Mısır’ın mevcut anlaşmaların uygulanmasını yakından takip edeceğini belirten Fidan, tarafların taahhütlerine bağlı kalmasının ateşkesin korunması ve siyasi sürecin ilerlemesi açısından önem taşıdığını dile getirdi.

Gazze’de kalıcı sükûnetin sağlanması için saldırıların durdurulması, yardımların önündeki engellerin kaldırılması ve sivil nüfusun güvenliğinin güvence altına alınması gerekiyor. Ankara ile Kahire’nin bu başlıklarda uluslararası toplumla daha yakın diplomatik temas yürütmesi bekleniyor.

Fidan’ın “daha ciddi tedbirler” ifadesi, İsrail üzerindeki siyasi ve diplomatik baskının artırılmasına yönelik bir ortak iradeye işaret etse de tedbirlerin kapsamı ve uygulama takvimi henüz kamuoyuna açıklanmadı.

İsrail yönetimine sert eleştiri

Dışişleri Bakanı Fidan, Netanyahu hükümetinin izlediği politikaların insanlık onurunu hedef aldığını ve uluslararası toplumu provoke ettiğini söyledi.

Gazze’deki krizin artık yalnızca bölgesel bir sorun olarak değerlendirilemeyeceğini kaydeden Fidan, saldırıların ve insani hukuka ilişkin ihlallerin küresel güvenlik düzenine zarar verdiğini ifade etti.

Türkiye’nin İsrail yönetimine yönelik eleştirilerinin merkezinde sivillerin korunması, insani yardıma engelsiz erişim ve Filistinlilerin zorla yerinden edilmesinin önlenmesi bulunuyor.

Fidan’ın açıklamaları, Ankara’nın Gazze konusunda Mısır gibi bölgenin etkili ülkeleriyle siyasi baskıyı ve diplomatik koordinasyonu artırmaya yöneldiğini gösterdi.

Libya’nın birliği konusunda ortak yaklaşım

Gazze’nin yanı sıra Libya’daki gelişmeler de iki bakanın görüşmesinde geniş biçimde ele alındı.

Kısa süre önce Libya’yı ziyaret ettiğini hatırlatan Fidan, ülkedeki farklı taraflarla uzun görüşmeler gerçekleştirdiğini ve Türkiye ile Mısır’ın Libya’nın geleceğine ilişkin temel yaklaşımlarının örtüştüğünü söyledi.

Fidan, iki ülkenin Libya’nın birliği, toprak bütünlüğü, egemenliği ve bölünmezliği konusunda ortak düşündüğünü belirtti. Bu yaklaşımın yalnızca siyasi söylem düzeyinde bırakılmaması, somut ve eşgüdümlü adımlara dönüştürülmesi konusunda karar aldıklarını açıkladı.

Türkiye ve Mısır, Libya krizinin farklı dönemlerinde ayrı taraflarla yakın ilişkiler kurmuştu. Son dönemde Ankara-Kahire ilişkilerinin normalleşmesiyle birlikte Libya konusunda ortak bir diplomatik zemin oluşturulmasına yönelik temaslar hız kazandı.

“Libya’nın istikrarı bütün bölge için önemli”

Fidan, Libya’nın egemenliğinin ve siyasi bütünlüğünün korunmasının yalnızca Libya halkı açısından değil, Kuzey Afrika ve Akdeniz bölgesinin tamamı bakımından önemli olduğunu vurguladı.

Libya’daki siyasi ve kurumsal bölünmüşlüğün sona erdirilmesi; güvenlik, düzensiz göç, enerji, ticaret ve Doğu Akdeniz’deki dengeler açısından bölgesel önem taşıyor.

Ankara ile Kahire’nin ortak yaklaşım geliştirmesinin, Libyalı taraflar arasındaki uzlaşma arayışlarını destekleyebileceği değerlendiriliyor. Bununla birlikte ülkedeki siyasi sürecin geleceği, Libyalı aktörler arasında sağlanacak anlaşmaya bağlı bulunuyor.

Fidan’ın açıklamaları, Türkiye ile Mısır’ın Libya’da rekabet yerine koordinasyona dayalı yeni bir dönem başlatmayı hedeflediğini ortaya koydu.

Sudan krizi de gündemdeydi

Görüşmede Sudan’da devam eden çatışmalar ve insani kriz de ele alındı.

Fidan, Sudan’daki sorunların çözümü için yürütülen arayışları Abdülati ile değerlendirdiklerini söyledi. Tarafların siyasi çözüm, ülkenin bütünlüğünün korunması ve çatışmaların sona erdirilmesi için bölgesel diplomasinin güçlendirilmesi üzerinde durduğu belirtildi.

Sudan’daki çatışmalar, milyonlarca insanın yerinden edilmesine ve ağır bir insani krizin ortaya çıkmasına neden olurken, gelişmeler Mısır başta olmak üzere komşu ülkelerin güvenliğini de doğrudan etkiliyor.

Türkiye ve Mısır’ın Sudan konusunda düzenli istişare yürütmesi, bölgesel çözüm girişimlerinin desteklenmesi ve insani yardım çalışmalarının koordinasyonu açısından önem taşıyor.

Dimyat Limanı saldırısına kınama

Fidan, 29 Temmuz’da Mısır’ın Dimyat Limanı’ndaki iki gazlaştırma ve depolama gemisinde yangına yol açan insansız hava aracı saldırısı nedeniyle Mısır halkına geçmiş olsun dileklerini iletti.

Saldırıyı şiddetle kınayan Fidan, Mısır’ın olayın ardından sergilediği tutumla bölgede barış ve istikrarı destekleyen sorumlu ülkelerden biri olduğunu bir kez daha gösterdiğini söyledi.

Mısır makamları, ilk incelemelerin iki gemideki yangının kamikaze İHA saldırısından kaynaklandığını gösterdiğini açıklamış, saldırıyı üstlenen olmadığı ve soruşturmanın sürdüğü bilgisini paylaşmıştı

Enerji altyapısını hedef alan saldırı, bölgedeki çatışmaların deniz ulaşımı ve enerji güvenliği üzerindeki etkilerini yeniden gündeme getirdi.

Türkiye-Mısır ilişkilerinde normalleşme ileri aşamada

Bakan Fidan, Türkiye-Mısır ilişkilerinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi’nin liderliğinde ileri bir seviyeye ulaştığını ifade etti.

İki ülkenin kardeşlik hukuku, karşılıklı güven ve ortak çıkarlar temelinde iş birliğini derinleştirmek için çalıştığını belirten Fidan, mevcut siyasi iradenin farklı alanlardaki ortaklıklara yansıtılmasının hedeflendiğini söyledi.

Ankara-Kahire hattındaki normalleşme süreci, diplomatik ilişkilerin büyükelçilik düzeyine yeniden çıkarılmasının ardından karşılıklı üst düzey ziyaretlerle hız kazandı. Yeni dönemde ticaret, enerji, savunma, ulaştırma, turizm ve bölgesel diplomasi alanlarında iş birliğinin genişletilmesi amaçlanıyor.

İki ülke arasındaki düzenli istişare mekanizmalarının güçlendirilmesi, bölgesel krizlerde daha hızlı temas kurulmasını da mümkün hâle getiriyor.

Gazze, Libya ve Sudan’da “bölgesel sahiplenme” arayışı

Fidan-Abdülati görüşmesi, Türkiye ile Mısır’ın bölgesel sorunların çözümünde daha yakın bir koordinasyon kurmaya yöneldiğini gösterdi.

Gazze’de ateşkes ve insani yardım, Libya’da siyasi birlik ve egemenlik, Sudan’da ise çatışmaların sona erdirilmesi iki ülkenin ortak çalışma alanları olarak öne çıktı.

Ankara ve Kahire’nin farklı bölgesel aktörlerle kurduğu ilişkiler, birlikte hareket etmeleri hâlinde diplomatik girişimlerin etkisini artırabilecek bir unsur olarak değerlendiriliyor.

Bununla birlikte açıklanan mutabakatların somut sonuçlara dönüşmesi, üzerinde çalışılan tedbirlerin içeriğinin belirlenmesine ve uluslararası aktörlerin sürece vereceği desteğe bağlı olacak.

Türkiye ile Mısır’ın Gazze konusunda verdiği ortak mesaj, iki ülke arasındaki siyasi yakınlaşmanın bölgesel krizlerin çözümüne yönelik daha koordineli bir diplomasiye dönüştürülmek istendiğini ortaya koydu.