TDT Genel Sekreteri Şuşa Küresel Medya Forumu'nun açılış törenine katıldı

img

TDT Genel Sekreteri Şuşa Küresel Medya Forumu'nun açılış törenine katıldı

Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreteri Büyükelçi Kubanıçbek Ömüraliyev, "4. Sanayi Devrimi Çağında Yeni Medya" temasıyla düzenlenen Şuşa Küresel Medya Forumu'nun açılış törenine katıldı.

Konuşmasına, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilere değinerek başlayan Aliyev, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile kişisel dostluğunun, bölgesel kalkınma ve istikrar için önemli bir faktör olduğunu söyledi.

Aliyev, Türkiye ve Azerbaycan halklarının ilişkisinin uzun süreli dostluk ve kardeşlik temelinde kurulduğunu, iki ülkenin bu temel üzerinde geliştiğini ve birbirini desteklediğini dile getirdi.

2. Karabağ Savaşı'nın ilk saatlerinden itibaren Türk halkı ve devletinin Azerbaycan ile omuz omuza olduğunu vurgulayan Aliyev, şöyle devam etti:

"Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın savaşın ilk saatlerinde yaptığı 'Azerbaycan yalnız değildir.' açıklaması, bizim için büyük destek oldu. Biz, 44 günlük savaş döneminde kardeşlerimizin manevi desteğini hissettik. Erdoğan, birkaç kez açık şekilde Türkiye'nin tutumunu beyan etti. Diğer devlet yetkilileri de konuya ilişkin görüşlerini belirtti. Bu bizim için çok büyük siyasi ve manevi destek oldu."

Aliyev, zafer sonrasında Türkiye ile Şuşa Beyannamesi'ni imzalayarak ilişkileri müttefiklik düzeyine yükselttiklerine işaret ederek, "Şuşa Beyannamesi devletlerimiz için büyük başarı ve servettir. Bu beyanname bizim için yeni ufuklar açtı." dedi.

Türkiye'de yapılan seçimlere de değinen Aliyev, "Kardeşim Erdoğan'ın yeniden seçileceğine hiçbir şüphem yoktu. Çünkü o 20 yıllık yönetimi döneminde, ülkesine sadakatini defalarca göstermiştir. Bugün Türkiye, global lider ülkelerden biridir. Türkiye'nin uluslararası nüfuzu yıldan yıla artıyor. Azerbaycan'da, Türkiye'deki seçimlerin sonuçlarından memnun olmayan birisini bulmak çok zordur. Önümüzdeki 5 yılda da sıkı işbirliğimizi sürdüreceğiz." diye konuştu.

Dünyada ve bölgede durumun değiştiğine dikkati çeken Aliyev, "Güney Kafkasya'da durumu istikrara kavuşturmalıyız. Sürdürülebilir barış elde etmeliyiz. Gelecek için güvenlik temin edilmelidir. Hem global konularda hem de bölgemizde Türkiye'nin rolü çok önemlidir. Türkiye, istikrar sağlayıcı rol oynuyor. Türkiye'nin politikası bölgesel istikrar ve güvenliğin temin edilmesine yöneliktir ve Azerbaycan bu politikayı takdir etmektedir." dedi.

Aliyev, Erdoğan'ın Azerbaycan'a, kendisinin de Türkiye'ye yaptığı ziyaretlerden bahsederek, "Tüm konuları açıklamak istemiyorum fakat Azerbaycan ve Türkiye önümüzdeki yıllarda sadece bölgede değil global olarak daha önemli rol oynayacaktır." ifadelerini kullandı.

Ülkesinin Rusya ile ilişkilerine değinen Aliyev, "Her iki ülke tarafından yürütülen çalışmaların hacmine bakıldığında, her iki tarafın da işbirliğini güçlendirmeye ve belirli sonuçlara yönelik işbirliğine odaklandığı görülmektedir. Bu ilişkilerin derinliğini çok iyi biliyoruz. Karşılıklı ilişkilerimizin alanı oldukça geniştir." ifadelerini kullandı.

Aliyev, Güney Kafkasya'da bölgesel kalkınmanın Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin iyileştirilmesi ile bağlantılı olduğunu belirterek, "Şu anda, bir dizi uluslararası kuruluş, karşılıklı olarak kabul edilebilir bir çözüm bulmamıza yardımcı olmaya çalışıyor. İyi ki artık tüm uluslararası kuruluşlar çözümün uluslararası hukuka dayanması gerektiğini anlamış durumda. 2. Karabağ Savaşı'nın üzerinden neredeyse üç yıl geçti. Karabağ'ın Azerbaycan'ın bir parçası olduğuna dair doğrudan ifadeleri giderek daha fazla duyuyoruz. İşgal sırasında bu tür açıklamalar yapılmış olsaydı muhtemelen savaş olmayacaktı." değerlendirmesinde bulundu.

Karabağ ve Doğu Zengezur'a her geldiğinde büyük gurur yaşadığını vurgulayan Aliyev, "Önümüzdeki üç yılda 150 binden fazla insanı Karabağ ve Doğu Zengezur bölgelerine geri getireceğiz. Sadece Karabağ bölgesinde 2026 yılına kadar 140 bin kişinin geri dönmesi bekleniyor." diye konuştu.

Aliyev, Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki normalleşme sürecine ABD, Rusya ve Avrupa Birliği'nin yardımcı olmaya çalıştığını, Azerbaycan'ın da bu sürece içtenlikle katılarak sonuç odaklı bir yaklaşım sergilediğini kaydetti.

Müzakerelerden henüz sonuç alınmadığını söyleyen Aliyev, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Ermenistan'ın son bir adım atması gerektiğini düşünüyorum. Savaştan sonra zaten bir dizi adım attılar ve bu adımların gönüllü olarak atıldığını söyleyemem. Son 2,5 yılda birçok önemli olay yaşandı. Bu olaylar gösterdi ki onlar bizim toprak bütünlüğümüzü tanımazlarsa bizim de onların toprak bütünlüklerini tanımayacağız. Bunun onlar için ne anlama geldiği çok açık. Karabağ'ın Azerbaycan toprağı olduğunu zaten kabul ettiler, açıkça ilan ettiler ve artık anlaşmayı imzalama aşamasına geldiler. İşte bu son noktadır. Ermenistan, Azerbaycan'a karşı toprak iddialarından vazgeçerse barış anlaşması yıl sonuna kadar imzalana bilir. Fakat bu olmazsa barış da olmayacak. Bu da bölge için iyi bir senaryo olmayacak."

 

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Forum'un açılışında yaptığı konuşmasının ardından, Cumhurbaşkanı'nın, medya temsilcileri, haber ajansları ve blog yazarlarının Azerbaycan'ın İkinci Karabağ Savaşı'ndaki zaferinin ardından bölgedeki savaş sonrası durum, özellikle de Azerbaycan hükümetinin bölgede yürüttüğü barışın tesisi ve restorasyon çalışmaları hakkındaki sorularını yanıtladığı ve ayrıca Karabağ'ın ve bir bütün olarak Azerbaycan'ın ekonomik potansiyelini paylaştığı soru-cevap formatında interaktif tartışmalar yer aldı.

 

Cumhurbaşkanı, hem geleneksel hem de sosyal medya platformlarının kamuoyu üzerindeki rolüne ve Azerbaycan'ın Karabağ meselesine ilişkin yapıcı tutumunun desteklenmesine özel bir önem atfetmiş, medyanın önemini ve dezenformasyonun yayılması ve yalan haberlerle mücadele konusundaki sorumluluğunu vurgulamıştır.