Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Burhan Özdemir, reel sektörün mevcut ekonomik koşullara rağmen umutsuz olmadığını, ancak temkinli bir duruş sergilediğini belirterek, iş dünyasının yeni dönemde “bekle-gör” anlayışından çıkıp yeniden üretim ve yatırım eksenine yönelmek istediğini söyledi. Özdemir, 2026 yılında yatırım iştahının yeniden güçlenebilmesi için finansmana erişim, vergi mevzuatında sadeleşme ve üretimi merkeze alan mikro politikaların belirleyici olacağını vurguladı.
MÜSİAD üyeleri arasında gerçekleştirilen geniş kapsamlı anket çalışmasının sonuçlarını kamuoyuyla paylaşan Burhan Özdemir, 2025 yılının hem küresel hem de ulusal ölçekte zorlu bir geçiş süreci olarak geride bırakıldığını ifade etti. Küresel ticaret savaşları, artan korumacılık eğilimleri, jeopolitik riskler ve finansman maliyetlerindeki yükselişin reel sektörü baskıladığını belirten Özdemir, buna rağmen iş dünyasının üretimden kopmadığını söyledi.
Özdemir, “2025 yılı, reel sektör açısından yatırım yılı olmaktan ziyade maliyet ve belirsizlik yönetimi yılı olarak geçti. Ancak bu tablo, yatırım isteğinin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Aksine iş dünyası, daha sağlıklı ve öngörülebilir bir zeminde yatırım yapabilmek için temkinli bir bekleyiş içerisinde” dedi.
Reel sektörün ruh haline ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özdemir, iş dünyasında sıkça dile getirilen karamsar tabloya itiraz etti. Özdemir, şu ifadeleri kullandı:
“Reel sektör bugün umutsuz değil, fakat temkinli. Üyelerimizin önemli bir bölümü 2026’ya girerken ‘bekle-gör’ pozisyonundaydı. Bu durum yatırım arzusunun bittiğini değil; finansman maliyetleri, öngörülebilirlik sorunu ve iç-dış talepteki zayıflık gibi risklerin aynı anda yönetilmek zorunda olduğunu gösteriyor.”
Anket sonuçlarına göre, firmaların önemli bir bölümünde iç satışlarda ve ihracatta daralma yaşandığını belirten Özdemir, bu durumun firmaları maliyet kontrolüne ve nakit akışı yönetimine yönelttiğini söyledi.
“Reel sektör için 2025, yatırımın değil; ayakta kalmanın, maliyetleri kontrol etmenin ve belirsizliği yönetmenin yılı oldu. Ancak bu süreç, üretimden vazgeçildiği anlamına gelmiyor” diyen Özdemir, yatırım yapma isteğinin varlığını koruduğunu, ancak şartların henüz uygun olmadığını ifade etti.
Burhan Özdemir’e göre 2026 yılında ekonomiyi en fazla etkileyecek başlık finansmana erişim olacak. Ancak burada asıl meselenin yalnızca krediye ulaşmak olmadığını vurgulayan Özdemir, şu noktalara dikkat çekti:
bugün reel sektör açısından belirleyici hale gelmiş durumda.
Özdemir, firmaların klasik banka kredilerinin ötesinde artık öz sermaye, ortaklık modelleri ve sermaye piyasası araçlarını daha fazla konuşmaya başladığını belirterek, bunun kredi kanalının reel sektör nezdinde daraldığının önemli bir göstergesi olduğunu söyledi.
Son iki yılda ithalat kompozisyonunda yaşanan değişime de dikkat çeken MÜSİAD Genel Başkanı, son kullanım ürünleri ithalatının ham madde ithalatını geçmesinin, üretim açısından ciddi bir risk oluşturduğunu ifade etti.
Özdemir, şu uyarıda bulundu:
“Bu tablo, üretimin soğuma riski taşıdığını gösteriyor. Öte yandan lüks tüketim ürünleri ithalatının ikiye katlanması, sosyo-ekonomik katmanlar arasındaki makasın açıldığının da önemli bir işareti. Bu sürecin, üretimi ayakta tutacak mikro politikalarla mutlaka desteklenmesi gerekiyor.”
Vergi sistemi ve yapısal reform beklentilerine de değinen Özdemir, reel sektörün önceliğinin vergi oranlarının düşürülmesi değil, sistemin sade, anlaşılır ve öngörülebilir hale gelmesi olduğunu vurguladı.
“Vergi mevzuatındaki karmaşıklık, iş dünyasının enerjisini üretimden uzaklaştırıyor. Sade, yönetilebilir ve öngörülebilir bir sistem, üretim ve yatırım iştahını doğrudan artıracaktır” diyen Özdemir, vergi reformunun yatırım ortamı açısından kritik olduğunu belirtti.
MÜSİAD olarak enflasyonla mücadele programını ve mali disiplini başından bu yana desteklediklerini vurgulayan Özdemir, iş dünyasının eleştiren değil, çözümün parçası olmak isteyen bir anlayışla hareket ettiğini söyledi.
“Devletimizin makro hedefleri, reel sektörün sürdürülebilirliği sağlandığında çok daha güçlü şekilde gerçekleşir. Biz üretmeye, istihdam sağlamaya ve ihracat yapmaya devam etmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.
MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir, reel sektörün 2026 yılına yönelik beklentilerini üç temel başlıkta topladı:
1. Finansmana erişim:
Sadece kredi bulmak değil; kredinin vadesi ve maliyetinin yatırımın nakit akışıyla uyumlu olması. Klasik kredi modellerinin yanında sermaye piyasası araçlarının devreye alınması.
2. Vergi mevzuatında sadeleşme:
İş dünyasının temel talebi oran indirimi değil, sade ve öngörülebilir bir sistem. Karmaşıklığın azaltılması, üretime odaklanmayı kolaylaştıracak.
3. Üretim odaklı eşgüdüm:
Para politikasını tamamlayacak şekilde tarım, sanayi ve ticaret politikalarının eşgüdümlü biçimde hayata geçirilmesi. Mikro politikalarla üretimin desteklenmesi.
Özdemir, açıklamalarını “Üretimi merkeze alan bir ekonomi olmadan kalıcı büyüme mümkün değildir” sözleriyle tamamladı. Reel sektörün 2026’ya yatırım ve üretim umuduyla girdiğini belirten Özdemir, uygun politikalarla bu isteğin güçlü bir ekonomik ivmeye dönüşebileceğini ifade etti.





Türkiye'den ve Dünya’dan son dakika haberleri, önemli gündem yazıları, siyaset, Kültür sanat'tan Dünya haberlerine bütün konuların tek adresi www.gazetesivilinisiyatif.com'da.
© Copyright Uluslararası Sivil İnsiyatif Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır. |