MÜSİAD Başkanı Özdemir’den ekonomi ve sanayiye kapsamlı mesajlar: “Sorun yüksek faiz değil, plansız yatırım”

img

MÜSİAD Başkanı Özdemir’den ekonomi ve sanayiye kapsamlı mesajlar: “Sorun yüksek faiz değil, plansız yatırım”

MÜSİAD Başkanı Burhan Özdemir, sanayide temel sorunun yüksek faiz değil plansız yatırımlar ve atıl kapasite olduğunu belirterek sıkı para politikasına destek verdi. Özdemir, üretimde verimlilik için devletin daha aktif planlama yapması gerektiğini savunurken, sanayi çalışanlarına özel teşvik çağrısında bulundu.

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Başkanı Burhan Özdemir, Türkiye ekonomisine ilişkin yaptığı kapsamlı değerlendirmelerde, sanayi sektörünün temel probleminin finansmana erişimden çok “plansız yatırım ve atıl kapasite” olduğunu söyledi. Sıkı para politikasına destek veren Özdemir, geçmişte uygulanan ucuz kredi dönemlerinin üretimde verimlilik yerine kontrolsüz kapasite artışına yol açtığını savundu.

MÜSİAD Genel Merkezi’nde ekonomi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özdemir, Türkiye’nin üretim altyapısının önemli ölçüde büyüdüğünü ancak bunun aynı oranda verimlilik üretmediğini ifade etti. Organize sanayi bölgelerinde yoğun yatırım yapılmasına rağmen birçok sektörde kapasite kullanım oranlarının düşük kaldığını belirten Özdemir, “Bugün birçok tesis tam kapasite çalışmıyor. Sorun sadece maliyetler değil; arz-talep dengesi gözetilmeden yapılan yatırımlar” dedi.

“Ucuz kredi dönemi atıl kapasiteyi büyüttü”

Özdemir, 2010’lu yıllarda düşük faizli kredi politikalarının sanayi üzerinde uzun vadeli olumsuz etkiler bıraktığını savunarak, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Para ucuzken herkes kendi öngörüsüne göre yatırım yaptı. Fizibilite eksiklikleri vardı, yönlendirme mekanizmaları yeterince işletilmedi. Sonuçta bugün bazı sektörlerde ciddi atıl kapasite oluştu. Eğer aynı anlayış devam eder ve plansız şekilde yeniden kredi genişlemesi yaşanırsa, 5-10 yıl sonra benzer sorunları tekrar konuşuruz.”

Sıkı para politikasının devam etmesi gerektiğini dile getiren Özdemir, enflasyonla mücadelede geri adım atılmasının ekonomide yeni dengesizlikler oluşturabileceğini söyledi.

“Devlet sanayi planlamasında daha aktif olmalı”

Sanayide plansız büyümenin önüne geçebilmek için kamunun daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini ifade eden Özdemir, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın yönlendirici ve düzenleyici kapasitesinin artırılmasını önerdi.

MÜSİAD’ın yıl sonuna kadar Türkiye’deki üretim tesislerini kapsayan kapsamlı bir “Atıl Kapasite Analizi” raporu hazırlayacağını açıklayan Özdemir, özellikle bazı sektörlerde yüzde 50’nin altında kapasite kullanımı bulunduğunu belirtti.

Özdemir, devletin stratejik sektörlerde yönlendirici olması gerektiğini vurgulayarak, “Bir yatırımcı yeni tesis kurmak istediğinde, devlet mevcut kapasite durumuna göre onu başka alanlara veya alt tedarik zincirlerine yönlendirebilmeli” ifadelerini kullandı.

“Erken sanayisizleşme riski büyüyor”

Sanayi sektörünün karşı karşıya olduğu en büyük yapısal tehditlerden birinin iş gücünün üretimden hizmet sektörüne kayması olduğunu belirten Özdemir, özellikle Anadolu şehirlerinde fabrikaların çalışan bulmakta zorlandığını söyledi.

Bazı bölgelerde insanların üretim yerine kurye veya güvenlik görevlisi olmayı tercih ettiğini kaydeden Özdemir, üretimde çalışanlara yönelik özel teşvik mekanizmaları geliştirilmesi çağrısında bulundu.

Gelir vergisi istisnası, kira desteği ve çocuk yardımı gibi uygulamaların üretim çalışanlarına özel düzenlenebileceğini söyleyen Özdemir, “Sanayide çalışan ile hizmet sektöründe çalışan arasındaki ekonomik fark kapanmadan üretimde istihdamı güçlendiremeyiz” dedi.

“Ekonomi programı mevcut şartlarda en rasyonel yol”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından yürütülen ekonomi programına da değinen Özdemir, mevcut politikanın Türkiye’nin mevcut ekonomik koşullarında uygulanabilecek en gerçekçi model olduğunu ifade etti.

Deprem maliyetleri, küresel ekonomik baskılar ve jeopolitik risklere rağmen ekonomi yönetiminin kontrollü bir süreç yürüttüğünü söyleyen Özdemir, özellikle emtia tarafında enflasyonun önemli ölçüde gerilediğini dile getirdi.

Konut, kira, eğitim ve gıda fiyatlarının enflasyonda belirleyici olmaya devam ettiğini belirten Özdemir, “Sadece para politikasıyla kira ya da gıda enflasyonu düşürülemez. Tarım, konut ve üretim tarafında eş zamanlı adımlar gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

“Seçim ekonomisiyle programın bozulacağını düşünmüyorum”

Olası seçim sürecine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özdemir, ekonomi yönetiminin popülist adımlarla mevcut programı bozmasını beklemediğini söyledi.

Ekonomik desteklerin daha çok emekli, dar gelirli ve üretimde çalışan kesimlere yönelik sosyal koruma mekanizmaları şeklinde olabileceğini ifade eden Özdemir, sanayiciye yeniden ucuz kredi verilmesi yönünde bir beklenti içinde olmadığını kaydetti.

“Kurda kontrollü hareket olabilir”

Döviz kuru politikası hakkında da açıklamalarda bulunan Özdemir, hükümetin ihracatçıyı kur artışı yerine vergi avantajlarıyla desteklemeyi tercih ettiğini söyledi.

İhracatçı üreticilere yönelik kurumlar vergisi indiriminin önemli bir destek olduğunu belirten Özdemir, yılın ikinci yarısında enflasyondaki seyir ve gıda fiyatlarına bağlı olarak döviz kurunda kontrollü bir hareket yaşanabileceğini ifade etti.

Özdemir, “Kur artışı ihracatçının nefes almasını sağlayabilir ancak bu hareket piyasaları bozacak ölçekte olmamalı” dedi.

MÜSİAD’dan küresel finans ve ticaret hamlesi

MÜSİAD’ın uluslararası ekonomik ilişkilerini genişletmeye yönelik çalışmalarına da değinen Özdemir, New York’ta küresel yatırım bankalarıyla gerçekleştirilen temasların Türk reel sektörü açısından önemli fırsatlar oluşturduğunu söyledi.

Başta savunma sanayii, kimya ve tersanecilik olmak üzere stratejik sektörlerde faaliyet gösteren firmaların uluslararası finans kuruluşlarıyla doğrudan görüştüğünü aktaran Özdemir, Londra, Frankfurt ve Riyad’da benzer temasların süreceğini belirtti.

MÜSİAD’ın dünya genelindeki yapılanmasının büyüdüğünü ifade eden Özdemir, derneğin 100 farklı noktada faaliyet yürüttüğünü, Avrupa ve ABD’de yeni yapılanmalar planlandığını açıkladı.

Uluslararası fuarcılık ve tedarik zinciri atağı

Özdemir ayrıca MÜSİAD bünyesinde kurulan yeni fuar şirketinin uluslararası fuarcılık lisansı aldığını duyurdu. Bu kapsamda Orta Doğu ve Afrika’da yeni ticaret organizasyonları düzenleneceğini ifade eden Özdemir, Türk şirketlerinin doğrudan ihracat bağlantıları kurmasına yönelik “Tedarikçi Zirveleri” modelinin de yurt dışına taşınacağını söyledi.

Savunma sanayiinde başlayan bu modelin inşaat, gıda ve turizm sektörlerinde de uygulanacağını belirten Özdemir, Türk firmalarının küresel pazarlarda daha görünür hale gelmesini hedeflediklerini dile getirdi.