Türksav’ıntürk Dünyasına Hizmet Ödülleri Türkistan’da Verildi

Türksav’ıntürk Dünyasına Hizmet Ödülleri Türkistan’da Verildi

Türk Dünyası Yazarlar ve Sanatçılar Vakfı (TÜRKSAV)ın, “20.Uluslararası Türk Dünyasına Hizmet Ödülleri”, 19 Mayıs 2016’da, Kazakistan’ın Türkistan şehrinde düzenlenen törenle sahiplerine verildi.

İlk yıllarda, Türkiye’den ve Türk dünyasından bilim, sanat,  fikir ve devlet adamlarının katılımıyla, Cumhurbaşkanlığı Çankaya Köşkü’nde yapılan ödül törenleri, daha sonraki yıllarda; Lefkoşa, Bakü, Üsküp, Newyork ve Bişkek gibi dış ülkelerde yapılmıştır.

Bu defa, Hoca Ahmet Yesevî Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlik, Türkiye ve Kazakistan millî marşlarının okunmasından sonra, TÜRKSAV Başkanı Yahya Akengin’in açış konuşmasıyla başladı.

Yahya Akengin, her zamanki gibi, “Etrafını cami, ağyarına mani” deyiminde ifadesini bulan, toplayıcı vasfı, sempatik tavrı ve esprili hitabetiyle, Türk dünyasını ilgilendiren önemli ve değişik konular üzerindeki görüş ve düşüncelerini, derin bir vukufiyetle dile getirerek; “Köklü bir kültürün varisi olan Türk Dünyası devlet ve topluluklarının, emperyal emelleri olmadığı gibi, emperyalist ve ayrıştırmacı kuşatmalara karşı da, kendini koruma birikimine ve gücüne sahip olduğunu” söyledi.

Daha sonra Ahmet Yesevi Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. VelihanAbdibekov ve Rektör Vekili Prof.Dr. Mehmet Kutalmış söz alarak, etkinliği düzenleyen TÜRKSAV Yöneticileri ve katılımcılara teşekkürlerini ve Türk dünyasının,  günümüzün şartları karşısında, sosyal, kültürel ve siyasal alanda, işbirliği içinde bulunmalarının zaruretini belirttiler. Etkinliğin gerçekleşmesine büyük ilgi gösteren Mütevelli Heyet Başkanı Prof.Dr. Musa Yıldız ise, konuşma yapmak ve paneli yönetmek üzere, programda yer aldığı halde, annesinin vefat ettiği haberi üzerine Türkiye’ye dönmek durumunda kalmıştır.

TÜRKSAV üyesi ressamlardan; Prof.Dr.AlaybeyKaroğlu, Doç.Dr.Birsen Çeken, Doç.Dr. Gültekin Akengin ve Doç.Dr. Çağatay Akengin’in eserlerinden oluşan resim sergisinin ardından,  ödüllerin takdimine geçildi.

“20. Uluslararası Türk Dünyasına Hizmet Ödülleri” bu yıl ;Türkiye – Azerbaycan ilişkileri ve Türk dünyasının sorunları karşısındaki cesur tavrı dolayısıyla, parlamenter Dr. Ganire PAŞAYEVA (Azerbaycan),Eserlerinde, insan – tabiat ilişkilerini ince bir hicivle ele alan Marhabat BAYGUT (Kazakistan),Türkiye – Kırgızistan ilişkilerine diplomatik katkılarından dolayı Büyükelçi Dr. Bahtıgül KALAMBEKOVA (Kırgızistan),Eğitim ve kültür alanında, Balkan Türklerine yaptığı katkılardon dolayı, Abdülhakim Hikmet Doğan Eğitim-Kültür ve Sanat Merkezi (Makedonya),Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklarla ilgili etkili ve kalıcı hizmetlerinden dolayı, Bşk. Doç.Dr. Kudret BÜLBÜL (Türkiye),Türk dünyasında ortak eğitim hedefleri için gerçekleştirdiği hizmetlerden dolayı, Ahmet YeseviÜn.Müt.Heyet Bşk. Prof.  Dr. Musa YILDIZ (Türkiye),

-2-

Türk toplumunu özüyle buluşturma etkisi uyandırması dolayısıyla, Diriliş-Ertuğrul dizisi yapımcısı Mehmet BOZDAĞ (Türkiye),Türk Dünyası Vatandaşlığı Projesi’nden dolayı, Gaziantep Ün. Rektörü Prof.Dr. Mehmet Yavuz COŞKUN (Türkiye),Yerel, millî ve evrensel unsurları bir araya getiren, Bayburt-Baksı Müzesi kurucusu Prof.Dr. Hüsamettin KOÇAN (Türkiye),Türk dili ile ilgili eser ve çalışmaları dolayısıyla Dilbilimci, Türklük Bilimi uzmanı Dr. Yusuf GEDİKLİ (Türkiye),Sanat eğitimciliği ile sanat eserleri üretiminden dolayı ressam Prof.Dr. Alaybey KAROĞLU (Türkiye) veTürkiye’nin millî birliği için ortaya koyduğu tavırdan dolayı, Köy Korucuları ve Şehit Aileleri Konf. Bşk. Ziya SÖZEN’e (Türkiye) verilmiştir.

 

TÜRKSAV Yönetim Kurulu tarafından, ayrıca ;Kazak Türk şair ve yazarı Olcas SÜLEYMANOV, Yeniçağ gazetesi yazarı, gazeteci şair Mevlût Uluğtekin YILMAZ ile Samsun Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Necmi ÇAMAŞ’a hizmet ve başarılarından dolayı “Özel Ödül” verilmesi kararlaştırılmıştır.

Program gereğince,”Türk Dünyasının 25. Yılı” konulu panele geçilmiş ve bu bölümde;Yahya Akengin – Prof.Dr. Mehmet Kutalmış – Dr. BahtıgülKalambekova – Servet Demir – Nuh Kalkan – Prof.Dr. Mehmet Seyfettin Erol – Dr. İlyas Demirci – Prof.Dr. Numan Aruç ve Dr. Yusuf Gedikli, Türk Dünyası ile ilgili görüşlerini ifade etmişlerdir.

Son olarak, Ahmet Yesevi Üniversitesi Folklor ve musiki ekibi tarafından sunulan gösteri ve konser, salondakilerin büyük takdir ve alkışlarıyla karşılanmıştır.

TÜRKSAV’ın düzenlediği bu etkinlik dolayısıyla ziyaret etme imkanı bulduğumuz ata yurdu topraklarda ve Türk coğrafyasında edindiğimiz intibaları da kısaca tebarüz ettirmek istiyoruz…

Hatırlanacağı üzere, Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev ile Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün himayelerinde, 24-27 Mayıs 2010 günü, Kazakistan’ın başkenti Astana’da icra edilen 4.Türk Dünyası Mimarlık ve Şehircilik Kurultayı değerlendirme toplantısında, her iki yılda bir, “Kaşgar’dan Endülüs’e Türk – İslâm Şehirleri ŞehrengizToplantıları”nın yapılması kararlaştırılmıştı. Bu karar doğrultusunda, Kazakistan’ın başkenti Astana, “2012 Türk Dünyası Kültür Başkenti” olarak ilan edilmiştir. Türk dili konuşan halklar ve ülkeler arasında ve dolayısıyla Türk Dünyası’nda, ortak dil, ortak sanat ve ortak kültürün gelişmesinin amaçlandığı bu etkinliğin, gelenek halinde sürdürülmesi, önde gelen arzularımız arasındaki yerini hep koruyacaktır..

Her şeyden önce, ödül töreni dolayısıyla  Türk heyetine ve diğer ülkelerden gelen konuklara, YeseviÜnüversitesi yöneticilerinin gösterdiği misafirperverlik, yakın ilgi, ikram ve izazdan duyulan memnuniyeti mutlaka belirtmeliyim.

Özellikle Rektör yardımcısı Prof.Dr.MehmetKutalmış’ın, çevre ve bütün bir Kazakistan’la ilgili verdiği tarihî ve kültürel bilgilerle, ülkenin komşularıyla ilişkisinin, dünü ve bugünü hakkındaki geniş izahatı hayranlıkla izledik.

-3-

Programın çevre gezisi bölümünde, başta Ahmet Yesevî Hazretlerinin hocası Aslan Baba’nın Türkistan bölgesindeki türbesi olmak üzere, Ahmet Yesevî’nin, Timur tarafından yaptırılan külliye tarzındaki türbesini  ve 100 metre kadar uzağındaki, içerisinde çilehanesinin de bulunduğu dergâhı ziyaret ve yakından inceleme imkânını bulduk…

Etrafı ve iki kubbesi nefis çinilerle tezyin edilmiş külliyenin merkezi bölümünün ortasında, yedi metalin karışımından imal edilmiş ve üzerinde bir kısım duaların yazılı olduğu, büyükçe bir kazan bulunmaktadır.. Külliye içerisinde; mescid, kütüphane, mutfak su kuyusu ve derviş odaları gibi bölümler yer almaktadır.

Bilindiği gibi Ahmet Yesevî, Kazakistan’ın Çimkent şehri civarındaki Sayram kasabasında doğmuş ve bugünkü adı Türkistan olan Yesi şehrinde vefat etmiştir (M./1093-1166), Peygamberimizin 63 yaşında vefat etmiş olmasından dolayı, “aynı yaşa geldikten sonra, ben artık yer yüzünde yaşayamam” diyerek dergâhında, yerin altına yaptırdığı küçük bir oda şeklindeki çilehanede  inzivaya çekilmiş ve kalan ömrünü, orada ibadet ve tefekkürle geçirmiştir…Büyük bir titizlikle muhafaza edilen yaşadığı mekân ve türbesi, yılın her mevsiminde, yerli ve yabancı ziyaretçilerin akınına uğramaktadır.

Sevgi, şefkat, iyilik, doğruluk ve özellikle islâmın büyük önem verdiği “bilim”  konularındaki “Hikmet”li sözleriyle, Türk boyları arasında bir gönül köprüsü kuran Hoca Ahmet Yesevî’nin,  ölümünün 850 ve Üniversitenin 25. kuruluş yıldönümüne rastlayan bu dönemde, onun adını taşıyan Üniversitenin, Türk dünyasına verdiği hizmetleri ve Türkiye’den 200 öğrencinin devam ettiğini, gururla müşahede ettik.

Prof.Dr. Musa Yıldız’ın başkanı olduğu Yesevi Üniversitesi’nin 15 kişilik Mütevelli Heyeti’nde, 5 Türk öğretim üyesi görev yapmaktadır.

O arada, Tanrıdağları’ndan iki kol halinde çıkan ve Taşkent’in güneybatısında birleşip, vaktiyle Cengiz Han ve Harzemşah ordularının savaştığı, geniş bir ovayı dolanarak, Aral gölüne dökülen Sir Derya (Ceyhun Nehri)nin üzerinden aşan modern köprüde, etkinliğe katılan arkadaşlarımızla geniş ve keyifli bir sohbete daldık…

6 milyon nüfusu olan Kazakistan’daki 150 üniversiteden 40’ı, Almatı şehrinde hizmet vermekte ve bünyesinde yeteri kadar lojman ve öğrenci yurtları yer almaktadır.

Ahmet Yesevi Üniversitesi’ne bağlı olarak, yine Almatı’da faaliyet gösteren “Avrasya Araştırma Enstitüsü” Müdürü Doç.Dr. Nevzat Şimşek’in verdiği bilgiye göre; 2 milyon nüfuslu bu şehirde, Türkiye’den giden 8 – 10 bin civarında iş adamı yaşamaktadır. Yine bu şehirde, Türkiye Diyanet Vakfı tarafından, 10 bin kişinin aynı anda ibadet edebileceği bir “Merkez Camii” inşa edilmiştir. Cuma gününe denk gelen gezimiz sırasında, Cuma namazını eda için gittiğimiz camide yer kalmadığından, kalabalık cemaatın yollarda namaz kılmak durumunda kaldığına şahit olduk…

Çağlayan suları, yemyeşil bahçe ve parkları, halkının sosyal ve kültürel yaşantısıyla İstanbul’u andıran, çevre ve şehircilik yapısına hayran kaldığımız Almatı’dan ayrılmak, bize gerçekten güç geldi…

Abdullah  SATOĞLU