Türkiye’nin Libya Devrimine sunduğu katkı, Libya halkında derin bir etki yaratmıştır

Türkiye’nin Libya Devrimine sunduğu katkı, Libya halkında derin bir etki yaratmıştır

Başkent Platformu Genel Başkanı Mustafa Kurt ve yönetim kurulu üyeleri, Libya’nın Ankara Büyükelçisi Abdurrazzak Mukhtar Ahmed Abdulgader’ı makamında ziyaret etti. Ziyarette, iki kardeş ülkenin “bugün ve gelecekte” nasıl bir birliktelik oluşturacaklarına dair “fikir alış verişinde bulunularak”, 17 Şubat Devrimi genel hatlarıyla değerlendirildi. Türkiye’nin Libya Devrimine sunduğu katkının, Libya halkında derin bir etki yarattığını ifade eden Sayın Muktar, “ bu yaklaşımın gelecek ilişkileri bakımında önemine dikkat çekti. Filistin meselesi ve Filistin halkının kendi topraklarında hak ettikleri konumla ilgili net ifadeler kullanan Sayın Muktar, İsrail ile yeni dönemde bir ilişki söz konusu mu? şeklindeki sorumuzu “şahsi fikrime göre, İsrail ile hiçbir ilişki olmayacaktır” şeklinde cevaplandırarak, genel kanaati dile getirmiştir. Aşağıda detaylarını okuyacağınız röportaj, Libya’nın, dış ilişkilerdeki “düşünceleri açısından” oldukça önemli… Beğeneceğinizi umuyoruz…

Türkiye ile olan ilişkilerimiz ortak din, ortak tarih ve ortak kültür kardeşliğinden kaynaklanmaktadır. Bunlar, özellikle siyasi ve ekonomik alanlardaki Libya ve Türkiye arasında mevcut olan ilişkilerin pekiştirilmesi ve güçlendirilmesi için ana eksenleri teşkil etmektedir. 17 Şubat Devriminden sonra Türk Hükümeti ve halkına karşı olan olumlu bakış açısı, gelecekte ilişkilerimizi daha güçlü ve sağlam kılacaktır.

Libya Trablusgarp  savaşına kadar  Osmanlı İmparatorluğunun Afrika’daki önemli eyaletlerinden birisi idi. Bu noktadan bakacak olursak Libya’daki halkın Osmanlıya ve Genç Türkiye Cumhuriyetine bakışı nasıldır?

Evet, Libya Osmanlı Devleti’nin bir eyaleti idi, 1551 yılında Osmanlı Devleti, Aziz John şövalyelerinin Trablus’tan kovulmasında bize yardımcı olmuş ve Libya 1911 yılındaki Libya – İtalya savaşına kadar bir Osmanlı eyaleti haline gelmiştir.

Libya halkı, özellikle Türk hükümeti ve halkının şanlı 17 Şubat Devrimi sırasındaki duruşundan sonra Türklere hayranlık ve takdir ile dolu bir bakış içerisindedir. Ve; Türkiye’nin siyasi ve ekonomik tecrübesinden faydalanmaya çalışmaktadır.

Türkiye ve Libya arasındaki ortak tarih ve kültürel bağların bu iki ülkenin siyasi ve ekonomik ilişkileri üzerindeki etkilerini konuşacak olursak, Kaddafi döneminin ardından, Türkiye ve Libya’nın siyasi, ekonomik ilişkilerinin daha da geliştirilmesi için neler söylenebilir?

Türkiye ile olan ilişkilerimiz ortak din, ortak tarih ve ortak kültür kardeşliğinden kaynaklanmaktadır. Bunlar, özellikle siyasi ve ekonomik alanlardaki Libya ve Türkiye arasında mevcut olan ilişkilerin pekiştirilmesi ve güçlendirilmesi için ana eksenleri teşkil etmektedir. 17 Şubat Devriminden sonra Türk Hükümeti ve halkına karşı olan olumlu bakış açısı, gelecekte ilişkilerimizi daha güçlü ve sağlam kılacaktır.

Libya halkı çetin savaş koşullarında, zorluklarla demokrasiyi elde etti ve özgür demokratik seçimlerini yaptı. Sonraki günlerde, Libya halkı demokrasiden ve özgürlüklerden, iç siyaset ve dış politika açısından neler bekliyor?   

Önemli bir gerçek vardır ki, Libya halkı siyasi olgunluğu ile tüm dünyayı şaşırtarak, 42 yıllık uzun diktatörlük döneminde Libya siyasi tablosunda seçim ve sandıklarının bulunmamasına rağmen, seçim sürecini göz kamaştırıcı bir başarı ile yürütmüştür. Libya halkı, demokratik uygulamaların, ifade özgürlüğünün ve insan itibarının korunmasının hâkim olacağı bir iç siyaseti beklemektedir. Ayrıca Libya halkı, özellikle kurtuluş savaşı sırasında yanında duran komşu ülkeler, Arap –  Müslüman ülkeler ve dost ülkeler ile ayrıcalıklı bir ilişki kurmayı arzulamaktadır.

Libya, petrol ve gaz rezervleri açısından oldukça zengin bir ülke… Dolayısı ile ekonomik gelişme kapasitesi de yüksek… Bu bağlamda, gelir dağılımının adaletli bir şekilde tabana yayılması çerçevesinde, halk yeni dönemden neler bekliyor? Bu kapsamda gerekli çalışmalar yapılıyor mu?

Libya gerçekten petrol ve doğal kaynakları ile zengin bir ülke olup, hem hükümeti,  hem de halkın tüm grupları, petrole bağımlı olmayan bir ekonomiyi inşa etmeyi hedefliyor.

Ayrıca ziraat, sanayi, güneş ve rüzgâr enerjisi  gibi alternatiflerden yararlanmayı da önemsiyor.

Özel sektörün, ülke ekonomisine katkıda bulunması konusunda her türlü desteği veren bir yapı da mevcut… Libya, ekonomide çeşitlilik için aktif olarak hizmet üretmektedir…

Yeni yönetim, Kaddafi döneminde yapılmış anlaşmalara sadık kalacak mı?  Kaddafi döneminde yapılmış ihaleler incelemeye tabii tutulacak mıdır?

Evet, Libya’nın yeni hükümeti, daha önce yapılan sözleşmelere, maddi yolsuzlukları içermediği veya her hangi bir mali rüşvet vermeye karışmadığı müddetçe, sadık kalacaktır. Ayrıca bütün bu sözleşmeler incelenecektir.

Kaddafi döneminde Filistin meselesinin en ateşli savunucularından olan Libya’nın yeni dönemde Filistin meselesine bakışı nasıl olacaktır?

Libya halkının, Filistin meselesi ve Filistin halkının kendi topraklarının kurtuluşu ile ilgili konulara bakışı, asil bir bakış olup, Kudüs davası, siyasi pazarlığa tabi değil ve ayrıca Filistin halkı ve hükümetinin hedefleri ile uyumludur.

Geçmiş dönemlerde soğuk olan Libya-İsrail ilişkileri, yeni dönemde nasıl şekillenecektir?

Bu konu, yasa onaylandıktan sonra, geleceğe bırakılmış bir konudur. Ama şahsi fikrime göre, İsrail ile hiçbir ilişki olmayacaktır.

Türkiye halk ayaklanmasında Libya’da değişimi arzulayan fakat kendi iç dinamiklerini de hesaba katan bir politika izlemeye çalıştı, hala da çalışıyor…  Bu noktada Türkiye’nin Libya politikasını değerlendirecek olursak neler söyleyebilirsiniz?

Devrim başladığı sıralarda, Türkiye olan bitenleri tam olarak  idrak edememiştir. Yalnız, Türkiye’de vizyon oluştuktan sonra, Libya halkının Kaddafi yönetimini düşürme seçeneğini seçmiştir. Türkiye’nin Libya Devrimine sunduğu katkı, Libya halkında derin bir etki yaratmıştır.

Bir başka halk ayaklanması yaşayan ülkelerden biri de Suriye; Suriye’de halkın “devlet başkanının”  zulmüne maruz kalması, hala Esed rejiminin ayakta durması, BM ve Dünyanın müdahale konusunda geç kalması hususunda; Suriye halkı ve bölgedeki dengeler açısından nasıl değerlendirmeliyiz?

Suriye’de Beşşar Esad rejimi, Kaddafi’nin umutsuz deneyimini tekrarlamaktadır.

 

Bunun için, Libya, Suriye halkı ve yapmış olduğu devrime destek vermektedir. Ayrıca, Libya Suriye Ulusal Konseyi’ni ilk tanıyan ülke olmuştur.

İlginizi çekebilir