Türkiye Artık Bölgesel Değil, Küresel Güç Merkezidir

Türkiye Artık Bölgesel Değil, Küresel Güç Merkezidir

Türk Dünyasının Milli Kahramanı
Gazi İbad HÜSEYNLİ:

Azerbaycan Türkleri Nadir Şah döneminden beri zaferle sonuçlanan böyle bir askerî başarıya imza atmamıştı. Nadir Şah fatihti. Her başarı onun kişisel becerisine, zekâsına ve keskin kılıcına dayanıyordu. Bugünlerde yaşanan olaylar tamamen farklıdır. Bu yaşananlar, Türk halklarının hayatında yeni bir merhaledir. Karabağ’daki askerî zaferleri büyük Türkiye Cumhuriyeti devleti olmadan tasavvur etmek mümkün değildir. 21. asır Türk-Turan asrıdır. Tüm alanlarda elde edilen başarılar yapılacak büyük işlerin sadece başlangıcıdır.

Türkiye Cumhuriyeti devleti bütün varlığıyla Azerbaycan’ın yanındadır ve her Azerbaycan Türk’ü bunun bilincindedir. Kardeş ülkede İzmir depreminin yaşanması ve diğer sorunlara rağmen Azerbaycan’da yapılan vatan muharebesine bir an bile kayıtsız kalınmaması bizi kalpten etkilemiştir. Türk toplumu tamamen Azerbaycan’a odaklanmış. Bu zor günlerde Türkiye’nin resmî ve gayrı resmî devlet adamlarının Azerbaycan’a gelişi, Devlet Bahçeli gibi büyük bir siyasetçinin açıklamaları, Türkiye’nin iktidarıyla, muhalefetiyle Azerbaycan’ı yalnız bırakmayacağını açıkça gösteriyor. Bu yaşananlar, yakında Türk dünyası ilişkilerinin yeni bir boyuta geçeceğinin apaçık delilidir.

Bu tarihî misyonu üstlenen ise Türkiye’dir. Türkiye artık bölgesel değil, küresel güç merkezidir.

Yeni dünya düzeninin şekillenmesindeki Karabağ sorunu engeli artık ortadan kalkmak üzeredir. Karabağ’ın işgalden kurtarılması her Azerbaycan Türkü’nün özgüvenini geri kazanmasını sağlayacaktır. 1. Karabağ savaşından acı bir yenilgiyle ayrılan Azerbaycan oğulları artık başı dik alnı açık gezmektedir. Ve artık bize karşı yaklaşımlar da değişmeye başlamıştır. Azerbaycan Türklerinin başarısı Türk birliği için örnek teşkil etmektedir. Tüm bunlar kısa süre içerisinde dünyada yaşanacak olayların hoş bir duyurusu gibidir. Bu sürecin itici gücü Azerbaycan-Türk birliği olacak. Bu ana projelerin mimarı olarak Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın adını anmamak elbette vicdana sığmaz.

Cumhurbaşkanlarımızın cesur ve samimi demeçleri, hedefleri doğrudan ilan etmeleri ve bu uğurda inançla yürümeleri tüm dünyada merakla takip edilmektedir. Ahlak, söz ve amelin bütünlüğü, şimdiye kadar gördüğümüz klasik dünya siyasetine indirilen en ağır darbedir.  Genel hatları yıllar önce Haydar Aliyev tarafından çizilen “Bir millet, iki devlet” formülü geçerlilik kazanmaktadır.

Yazının başında Nadir Şah’tan söz etmiştim. Maalesef acı gerçektir: hükümdarların kişisel becerisiyle kurulan devletlerin ömrü, o hükümdarın ömrü kadardır. Fetihler dönemi artık tarihe gömüldü. Türk ahlakına dayanan, bütünsel millî-ideolojik prensipler taşıyan Türk değerleri ve medeniyeti dünyaya örnek olacaktır. Gerçek fetih budur ve bu yüce gücün – Turan’ın kuruluşu kaçınılmazdır.