Türk Tarihçiliğinin Duayeni İnalcık ile Bayramlaşma

Türk Tarihçiliğinin Duayeni İnalcık ile Bayramlaşma

Büyük tarihçi Halil İnalcık’a Kurban bayramı vesilesiyle Uluslararası Sivil İnisiyatif Gazetesi olarak bir ziyaret gerçekleştirdik.
Türk tarihçiliğini modern tarihçilik düzeyine çıkarmak için hayranlık uyandıran bir çaba sarfeden Prof. Dr. Halil İnalcık’ı ziyaret edenler arasında; Uluslar arası Sivil İnisiyatif Gazetesi imtiyaz sahibi Tülay Erim Çömez, Başkent Platformu Genel Başkanı Dr. Mustafa Kurt, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Görevlisi Sıddık Çalık, Haydar Çiftçi ve Jizel Zirek Hurigil de yer alıyordu.
1935 yılından bu yana dur durak bilmeden hem ulusal hem de uluslararası mecralarda Türk Tarihçiliğinin yorulmaz sesi olan Hocamız Prof. Dr. Halil İnalcık’ın tarihi anlayışı, devletlerin tarihini ortaya çıkarmaktan ziyade halkın tarihini, halkın geçmişte nasıl yaşadığını, sosyal hayatını, ekonomisini, gündelik yaşantısını ve bunları belirleyen şartları ortaya çıkarmaktır.
Tarihi Kınacızade Konağı’ndaki bayram sohbetinde İnalcık şunları ifade etti, “Türk medeniyet ve toplum hayatında asırlarca vakıflar; ebedi bir örgüt kurmanın hukuki halidir. Vakıflar İslam dininde de önemli bir yere sahiptir. Vakıf, ebedi bir örgüt kurmanın sonucudur. Vakıflar, Yaradanın garantisi altındadır. Bu garantiyi tanımayan küfretmiş olur.
Osmanlı döneminde zaman zaman vakıfları kaldırma teşebbüsleri olmuştur. Padişahlarımızdan bazıları vakıfları ilga etmişlerdir. Fakat onları bu kararı almaya iten sebepler vardı; mesela Fatih Sultan fermanında derki ”bazı vakıflar çökmüş, bazı vakıflar kullanılamaz hale gelmiş, fakat bir takım tufeyliler vakıf gelirlerini kendi şahsi çıkarları için kullanır olmuştur. bunları kaldırıyorum ve devlete devrediyorum, amme hizmetine veriyorum.” Tabii Fatih Sultan büyük bir imparatorluğun başındaydı, askere ihtiyacı vardı. Bu gelirlerin lüzumsuz dağılmasını kabul edemedi.
Vakıflar, şimdiki adıyla da Sivil Toplum Kuruluşları topluma hizmet amaçlı kurulan yapılanmalardır. Bu sebeple, her zaman toplum çıkarları doğrultusunda çalışmalılardır. Vakıflar Türk medeniyetinin, Türk toplumunun temelidir.
Bugünkü Sivil Toplum Kuruluşlarının temelini vakıflar oluşturmuştur. Tarihimizde vakıflar Türk toplumunun hayatında hep varola gelmiştir, bundan sonrasında da Sivil Toplum Kuruluşları olarak, toplum hayatında rol almaya devam edeceklerdir.
.
HalilİnalcıkKimdir?
1935’de, öğretmen okulundan mezun olduktan sonra, Atatürk’ün tarih tezini bilimsel temellere dayandırmak için kurduğu Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’ne başladı. İnalcık, 1940 yılında mezun olduktan sonra Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nde kaldı ve Yakınçağ Tarihi Bölümü’nde asistan oldu. “Tanzimat ve Bulgar Meselesi” başlıklı doktora tezini iki yıl içinde tamamladı ve doktora payesini aldı. İnalcık, tarihçilik anlayışını Fransız Annales ekolu doğrultusunda tanımlar ve çalışmalarını temelde bu bağlamda sürdürür.
UNESCO’nun çıkarmayı tasarladığı “Dünya Tarihi” adlı kitapta kendisine görev verilmesi, onun tarihçiliğine olan uluslararası saygının bir işaretidir. Halil İnalcık’ın iyi bir tarihçi olmasındaki en önemli nedenlerden biri de bildiği yabancı dillerdir şüphesiz. İngilizce, Almanca, Fransızca’yı çok iyi okuyabilen İnalcık, Arapça ve Farsça’yı da kullanabiliyor ve bir sözlük yardımıyla okuyabildiği diller arasına İtalyanca’yı da katabiliyor.
İnalcık, sayıları yüzleri geçen makale ve kitaplarıyla dünya tarihçiliğinde seçkin bir yer yapmıştır. Başarısının göstergeleri aldığı ödüllerin çok üzerinde. Bunlar arasında Rockfeller Vakfı, Türk Tanıtma Vakfı, ODTÜ Mustafa Parlar Vakfı, Sedat Simavi Vakfı, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Hizmet, Kültür Bakanlığı Sanat ve Kültür Büyük Ödülleri sayılabilir. İnalcık’ın başarılarının bir başka göstergesi de aldığı fahri doktora payeleri. Boğaziçi, Uludağ, Selçuk, Atina, Kudüs İbrani ve Bükreş üniversitelerinden doktora payeleri onun başarısının uluslararası platformda da takdir edildiğini gösterir. İnalcık, 1986’da Amerikan Akademisi’ne, 1993’te British Academy’e üye seçildi ve böylece uluslararası alanda seçkin bir yer alan ilk tarihçimiz oldu. İnalcık, iyi bir araştırmacı olmasının yanında yetiştirdiği öğrencilerle de Türk tarihçiliğine değerli katkılarda bulunuyor. Halil İnalcık, çok çeşitli üniversitelerde sürdürdüğü meslek yaşantısına 1993 yılından itibaren Bilkent Üniversitesi’nde devam ediyor ve bu üniversitede lisansüstü bir tarih bölümü kurmaya çabalıyor. Dört uzmanla birlikte hazırladığı eseri “An Economic and Social History of Ottoman Empire” bugün dünya üniversitelerinde el kitabı haline gelmiştir. İnalcık bu eserle, Osmanlı Türk tarihinin medeni yüzünü dünyaya tanıtmıştır.

İlginizi çekebilir