Terörün olduğu her yerde kan nefret gözyaşı vardır

Terörün olduğu her yerde kan nefret gözyaşı vardır

TURGUT ÖZAL ÜNİVERSİTESİ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi Ve Uluslararası ilişkiler bölümü öğrencileri Başkent Platformu ve Uluslararası sivil inisiyatif gazetesini ziyaret ettiler… Turgut Özal örgencileri Hasan Salih KURT, Osman REFAH, Mehmet Enes ÇETİN, Uluslararası sivil inisiyatif gazetesi genel yayın yönetmeni ve Başkent Platformu basın sözcüsü Tülay Erim ÇÖMEZ’e gündeme dair sorular yönelttiler…

Turgut Özal Üniversitesi Öğrencileri:

1-“Kamuoyu” yayıncılık anlayışınız açısından neyi ifade etmektedir?

Sivil inisiyatif gazetesi:   Arkadaşlar öncelikle gazetemizi ziyaretinizden dolayı hepinize hoş geldiniz diyorum. Biliyorsununuz genelde  gazeteciler soruları sorarlar muhataplarda cevap verirler.  Fakat bugün öyle olmadı. Çünkü Geleceğin aydın yüzleri siz değerli örgenciler bizlere soru sorarak yarınlara yönelik ülke meselelerini çözmeniz için bugün burada olduğunuza inanıyorum.

Gazetemiz sivil toplum kuruluşu olan Başkent Platformu bünyesinden doğmuştur.

İnsanlar arasında dinsel, dilsel, ırksal, mezhepsel ve siyasal görüş ayrımı yapmaksızın, dünya insanlarının tümünü kucaklayan, Türk ve dünya insanlarının huzurlu, mutlu ve barış içerisinde refah ile yaşayacağı bir dünya oluşturulması için, başta sivil toplum kuruluşları olmak üzere bir çok yöneticiyi hedef kitle olarak seçerek tekten tüme ulaşma çaba gayret ve samimiyetini ilke edinerek yayın hayatına başlamıştır.

Gelişen dünyamızda her gün yeni oluşumların yaşanması, bireysel anlamda insanları ayrı ayrı etki altına aldığı gibi, evrensel manada da ülkeler arasında sosyal, siyasal, kültürel, ekonomik yeni etkileşimler ortaya çıkarmaktadır. Küresel entegrasyon içindeki insanlar ve ülkeler  arasındaki en önemli araçlardan biri şüphesiz; İletişimdir.

Ancak; iletişim, maalesef sivil toplum kuruluşlarınca etkin olarak kullanılamamaktadır. Bu durum, hem dünyada hem de ülkemizde gönüllülük esasına göre çalışan Sivil Toplum Kuruluşlarının hizmetlerinin basında yeterince yer alamaması ve faydalı projelerini tanıtamamalarına sebep olmakta.

Gazetemiz bir protokol gazetesidir. Tüm sivil toplum kuruluşlarının  haberlerini tek çatı altında toplandığı, tekten tüme ulaşma metodu ile Türkçe ve  İngilizce olarak aylık yayınlanmaktadır.

Gazetemiz şu amaç ve ilkeler doğrultusunda yayın hayatına devam etmektedir;

Misyonumuz:

Evrensel değerler bakış açısında; beşeri değerleri, desteklemek, geliştirmek, sorunların çözümüne katkı sağlayabilmek amacıyla hareket eden ve bu doğrultuda çalışmalarda bulunan, sivil toplum kuruluşlarının etkinlik ve görüşlerinin kamuoyuna duyurulması, projelerinin dile getirilmesi ve uygulanmalarının tanıtımına katkı sağlanmasını hedeflemektedir.

Vizyonumuz:

Uluslararası platformda, iletişimde kabiliyeti yüksek ve sosyal bilince sahip, sürdürülebilir, sorumlu ve evrensel değer yargılarına saygılı, bir yayın kuruluşu olmak.

Hedeflerimiz:

Dünya barışına ve refahına katkı sağlayabilecek, çalışmalara rehberlik etmek, destek vermek, Sivil toplum kuruluşlarının toplum ve insanlık yararına çalışmalarını gündeme taşımak suretiyle, toplumsal gelişime öncülük etmek, Sivil toplum kuruluşlarının ortak hareket etmelerini sağlayarak; daha kısa sürede ve daha geniş kapsamlı projelerin uygulanmasına destek olmak, Türkiye’de ve dünyadaki sivil toplum kuruluşlarının, rollerinin güçlendirilmesi ve gelişmiş toplumlarda olması gerektiği düzeyde etkin, verimli, aktif çalışmalar yapabilmesinin önünü açmak.

Vizyonumuz ve Misyonumuz çerçevesinde Türkiye ve dünyadaki sivil toplum kuruluşlarının etkileşimini artırdığımızı, beraberinde doğru ve tarafsız habercilik anlayışı, ilkesi ile toplumu bilinçlendirdiğimizi ve böylece yayıncılık açısından bir toplum mühendisliği gerçekleştirdiğimize inanıyoruz.  Kamuoyunu etik değerler çerçevesinde doğru bilgilendirdiğimizi ve böylece bireyden topluma yansımasının dalga dalga ulaşacağını düşünüyoruz.

Neticesinde bizler inanıyoruz ki mutlu bireylerden, mutlu aileler, mutlu ailelerden, mutlu toplumlar, mutlu toplumlardan, mutlu devletler, mutlu devletlerden, mutlu bir dünya oluşur.
Turgut Özal Üniversitesi Öğrencileri:

2-Hükümetin karar ve uygulamaları çerçevesinde bir baskı grubu işlevi
gördüğünüzü düşünüyor musunuz? Bu konuda örnek verir misiniz?

Ulusal ve uluslararası arenada Hükümet veya hükümetler üzerinde basın ve yayın kuruluşlarının etkin bir rolünün olduğunu düşünüyorum. Hükümetler üzerindeki bu etki ve baskı bazen hayır, bazen de şer diyebileceğimiz yönde etkili olabiliyor.

Bazı çevreler basın yayın gücünü kullanarak ahlaki  olmayan ve yukarıda bahsi geçen değerlerden uzak öldürücü bir silah haline de dönüştüğünü görmekte ve bilmekteyiz.

Halkımıza büyük görevler ve sorumluluklar düşmektedir;

Basın yayın kuruluşlarının yapmış oldukları yanlı yayınlar ile İnsanlar maalesef toplum mühendisliği açısından yanlış yönlendirilebildikleri bir gerçektir. Böylece bu gücü hükümetler siyasetçiler ve bir çok alanda baskı unsuru olarak kullanarak kendi amaç ideoloji veya çıkarı uğruna maalesef  iktidar veya halka karşı silah haline dönüşebiliyorlar.

Halkın doğru sağlıklı bilgilere ulaşması için çok yönlü yayın okuyarak araştırma yaparak konu üzerine çeşitli fikirler elde ederek üzerlerine düşen vatandaşlık görevini bilinçli bir şekilde yapabilirler. Sebep ve sonuç ilişkileri göz önüne alındığında insanların tek yönlü değil çok yönlü okuyup araştırma mecburiyetleri vardır.  Araştırma yapmadan kanaat edinmek bazen diğer bir tabir ile insanın kendi ayağına kurşun sıkması manasına gelir.

Bizim yayıncılık anlayışımızda, politikamızda ve düşüncemizde sadece tek yanlı sunulan bilgiler yerine çok yönlü bilgi ile halkın hareket etmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Bizler basın yayın kuruluşu olarak sadece ülkemizde değil tüm dünyada halkın istek ve taleplerini takip ediyoruz. Bu çerçevede adeta arz ve talebi yani hizmet alan ile veren arasında empati oluşturuyoruz. Bu bilgi ve empati sayesinde hizmet alan ile hizmet verenlerin daha verimli ve kaliteli bir yaşama kavuşması için çaba gösteriyoruz.

Turgut Özal Üniversitesi Öğrencileri:

3-Terör haberlerini verirken nasıl bir yaklaşım sergiliyorsunuz?                                                                          Biliyorsunuz ki terör dünyada tüm devletlerin ve insanların ortak sorunu ve düşmanıdır.

Terörün olduğu her yerde kan nefret gözyaşı vardır.

Terör denildiğinde aklıma vampir geliyor, çünkü terör sadece binaların arabaların metroların köprülerin bombalandığı yerler değil içinde çocuk kadın ihtiyar genç demeden insanların kurban edildiği bir vahşetin kendisidir adeta.

Terör denildiğinde kanla beslenen bir vampirden bahsediyoruz.

Bazı tuzu kuru ülkeler benim vampirim evcildir deseler de, bazılarıda bana dokunmayan yılan bin yaşasın misali ile olaylara seyirci kalsalar da terörün nerede ne zaman kimin hangi ülke karşısına çıkacağı meçhuldür! Onun için terör tüm ülkelerin ve tüm insanlığın ortak sorunu ve düşmanıdır.

Terör örgütlerinin silahlı, silahsız, psikolojik ve ulusal morali düşürecek faaliyetler yaptığı gibi birçok alanda çalışma yaptığını ve hayatın her alanında olduğunu görmek mümkün. Faaliyetlerini bilinçli bir şekilde sinsice devam ettirirler.

Bilindiği gibi birçok terör örgütün arkasında irili ufaklı istihbarat örgütleri vardır!

Lojistik ve istihbarat bilginin yanında çok derin eğitime tabi tutulurlar ve sahaya sürülürler. Silah ve bombanın dışında birçok alanda kullandığı araçlar gereçler ve insanlar vardır!

Bunlardan biride basın yayın kuruluşlarıdır.

Terör örgütlerinin kendi oluşturduğu basın yayın kuruluşlarının dışında başka bir basın yayın kuruluşlarınıda kullandığını bilmekteyiz. Bilerek kendilerini kullandıran basın yayın kuruluşlarını bir yana koyalım en önemlisi basın yayın ahlakı ile yola çıkmış güzel ve iyi niyetli hizmet eden basın yayın kuruluşlarının da bu oyuna geldiklerini görüyoruz.

Biz yayın kuruluşu olarak çok dikkatli olduğumuza inanıyoruz!

Özelikle terör haberlerini yaparken olaylara stratejik bakıyoruz!

Söz konusu terör olduğunda resimi bütün olarak görmeye çalışıyoruz!

Terör örgütleri bir eylem yaptığında bu eylemin konuşulmasını ve kamuoyunda tartışılmasını ister! Hatta özellikle basın yayın kuruluşlarının haberi pişirip tekrar vermesini ister. Eğer siz basın olarak stratejik davranmazsanız terör örgütünün ekmeğine yağ sürmüş olursunuz hatta istemeyerekte olsa ona hizmet etmiş olursunuz.

Bu konularla ilgili basında çıkan haberleri inceleyecek olursak basınımızın iyi niyet çerçevesinde nasıl alet olduğunu ve diğer tabirle terör örgütü, basınımızın bir bölümünü nasıl kullandığını görürüz.

Biz yayıncılık anlayışı olarak elbette insanların özgür tarafsız haber alma özgürlüğü için elimizden geleni yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz.

Ancak; terör örgütlerinin arzu ettiği gibi toplumda korku ve vehme sebep olacak haberlerden de kaçınmamız gerektiğine inanıyoruz.

Terörle mücadele etmek sadece bir devletin hükümetin işi değildir. Bunun bir  insanlık sorunu olduğunu unutmamalıyız.

Tüm  siyasi partilerin, sivil toplum kuruluşlarının ve vatandaşlarımızın sorumlu davrandığı gibi basın yayın kuruluşlarınında üzerlerine düşen görevleri yaparken biraz daha dikkatli ve hassas olmaları gerektigine inananlardanız.

İzah etmeye çalıştığım bilgi ışığında bizlerde haber yaparken dikkat ve hassasiyet içinde çalıştığımıza inanıyoruz.

Öncelikle Basın ahlakına yaraşır; şiddete özendiren değil! Barış içinde ülkemizde ve dünyada yaşanılabilceğine, insani değerlerin bittiğine değil aksine her yeni günde yeşerdiğine inanan bir anlayışla haber yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz…

İlginizi çekebilir