Son zamanlara doğru

Son zamanlara doğru

Son zamanlara doğru cümlesi birçok olumlu ve olumsuz gelişmeler içermektedir. Hani derler ya dünya elinde bir bastonu olan yaşlı ihtiyara benzemektedir. Son zamanlara doğru dünyada meydana gelen olumlu teknolojik gelişmelere paralel olumsuz sıkıntı sancılar ve çeşitli problemler yaşamaktadır. Dünya Milletleri amansız bir mücadeleyle yarışmaktalar. Artan nüfusla beraber, ortaya çıkan negatif sonuçlar dünya toplumlarını derinden etkilemiştir. Mesela atom vs. nükleer santrallere olan ihtiyaçların aciliyet taşıması gibi. Savaşlar atılan bombalar, yapılan tatbikatlarda kullanılan silahlar ve gazlar maalesef fabrika artıkları, kimyasal döküntüler hem yaşadığımız alanı hem de içecek sularımızı güzelim denizlerimizi mahvediyor.
Birde buna insan sağlığıyla ilgili GED gıdaların piyasaya girmesi eklenir ise dünyanın ve insanoğullarının akıbetini hazırlıyor gibi. Küresel ısınmaya sebep teşkil eden faktörlerin artması neticesinde yeryüzünde meydana gelen iklim değişikliği ve doğurduğu sonuçlara bakılır ise önlem alma zamanı gelmiş ve geçmek üzeredir hani derler ya musibet gelmeden tedbir almak gerekir. Yaratıcımız dünya ve kâinatı en güzel biçimde dizayn etmiştir. Her varlık ve eşyada mükemmellik görülür. Ama ne yazık ki yaşadığımız bu güzelim dünya evini cehenneme çevirmek için elimizden geleni yapıyoruz.
Son zamanlara doğru ortaya çıkan sonuçlara bir göz gezdirelim. Buzulların ermesi, iklim değişiklikleri, seller, baskınlar, kasırgalar, hortumlar sert rüzgârlar, yanar dağların faaliyete geçmesi ve depremlerin artması gibi son zamanlarda yeryüzünde cereyan eden nice sayamadığımız olaylardır.
Milletleri derinden etkileyen deli dana, kuş gribi, kanamalı Kırım Kongo, öldürücü kene ısırığının meydana getirdiği sonuçlar, hormonlu gıdalar, fabrikasyon hazır yiyecekler dünyayı tehdit etmeye devam ediyor. Birde son zamanlarda sırf yerleşme yerlerinin açılması için oksijen depomuz ve akciğerimiz olan ormanların kesilmeye başlaması ve aynı zamanda Heslerle tıraşlanması olacak gibi değil. Hâlbuki Türkiye’mizin her tarafı deniz, su ve akarsularla kaplıdır.
Başka ülkelerde akarsu üzerinde birkaç baraj varken bizde barajı olmayan akarsular var hiç incelemeye alındı mı? Dünyada rüzgâr ve güneş enerjisine yönelik çalışmalar yoğunluk kazanmaktadır. Japonya’da meydana gelen nükleer sızıntının ortaya koyduğu vahim sonuçlarını gördük. Birde bazı devletler yer altı sismik deneme yapıyormuş amaç ne olacaksa evet olaylar devam ediyor seyirci şaşkın gelelim yurdumuzda Van Erciş ve Edremit, depremlerine Türkiye’mizin yüzde doksan ikisi depreme maruz haliyle depremle iççice yaşama planlarını iyice öğrenip kavramalıyız. Bu konuda acil kanun ve yönetmelikler ihale kanunlarına yeni kabul edilir bir düzen getirmeliyiz. İhaleyi fazla kırana değil sağlam yapana veremliyiz. İnsanlık âleminin sorunları ortaktır gelin dünya insanlığı adına hem kendimizi hem de dünyamızı bu tehlikelerden koruyalım sevgi ve saygılarımla esen kalın.