“Milletin devleti olmak için istikrara, güvene ve ideallerimize sarılmalı, ayrışmamalıyız”

“Milletin devleti olmak için istikrara, güvene ve ideallerimize sarılmalı, ayrışmamalıyız”

Başkent Platformu, Anadolu’yu Başkentte buluşturan ve misyonunu “İnsanı Yaşat ki, Devlet Yaşasın” düsturu üzerine kuran bir sivil insiyatif… Gelecek hedefini “yurta barış, dünyada barış” sözü üzerine inşa eden Platform, mutlu bireylerden, mutlu aileleri; mutlu ailelerden, mutlu toplumları; mutlu toplumlardan, mutlu devletleri; MUTLU DEVLETLERDEN DE, MUTLU BİR DÜNYANIN OLUŞUMU için kararlı adımlarla yürüyor… Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “2023 vizyonunu açıkladığı” ve gençler için “2071 vizyonuna” işaret ettiği Ak Parti 4. Olağan Genel Kurul toplantısı, her yelpazeden insanı bir araya getirdi… Aşağıda detaylarını okuyacağınız yazı, Başkent Platformu Genel Başkanı Dr. Mustafa Kurt’un, Türkiye’nin gelecek vizyonu üzerine görüşlerinin bir panoramasını yansıtıyor…

Sayın Kurt, Türkiye’nin her köşesinden, farklı seslerin bir araya geldiği Türkiye buluşmasında Sayın Başbakanımızın verdiği mesajları nasıl yorumlamalı, söylemlerine karşı sözümüz ne olmalı dersiniz?

Başbakanımızın, Karakoç’un şiirinden yola çıkarak “Sevgili! En Sevgili! Ey Sevgili! Uzatma Dünya Sürgünümü Benim..” sözleriyle başlayan konuşması “Diriliş”in bir ifadesiydi… “Ülkendeki Kuşlardan Ne  Haber Vardır: Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır. Aşk celladından ne çıkar, madem ki bir yar vardır, yoktan da, vardan da ötede bir var vardır” ifadeleri, Sezai Karakoçla bütünleşen “İslami düşüncenin, modern şiirdeki en güzel yansıması olarak” bizleri, bizle buluşturdu… Bir şair olarak şunu çok rahat söyleyebilirim ki, söze hayat veren şiiri okuyandır… Bizler, birlik ve beraberliğin muhafazasının gerekliliğini ve önemini bu sözlerde hissettik. Sultan Alparslanın, Sultan Kılıçarslan’ın, Sultan Fatih’in, Yavuz Selim’in, Sultan Süleyman’ın, Gazi Mustafa Kemal’in ve onların ordularındaki kahraman neferlerin torunları olarak Ahmet Yesevi’nin öğütleri almaktan, Hacı Bektaş Veli, Hacı Bayram Veli’nin tavsiyelerini dinlemekten, Fuzuli’nin, Mehmet Akif’in, Necip Fazıl’ın, Sezai Karakoç’un gönül dünyamızı besleyen dizelerinden ilham aldık.. Şeyh Edebali’nin “İnsanlar Vardır, Şafak Vaktinde Doğar, Akşam Ezanında Ölürler… sözü üzere, bizim de misyonumuz olan “İnsanı Yaşat ki, Devlet Yaşasın” düsturunun hayat bulduğunu gözlemleyerek, sevindik… Başbakanımızın, “devlet, kerameti, meşruiyeti kendinden menkul, millete rağmen varlık kazanan, milletten bağımsız bir yapı asla değildir” sözünün, bizim sözümüzle kesişmesinden mutluluk duyduk. Aşık Veysel’in, şu sözlerini, milletimizle paylaştık… Uzun ince bir yoldayım, gidiyorum gündüz gece / İki kapılı bir handa, gidiyorum gündüz gece / Yetişmek için menzile, gidiyorum gündüz gece … Evet, hep birlikte gideceğiz gündüz gece…

Başbakanımızın, ekonomi ile ilgili değerlendirmelerini nasıl okumalıyız Sayın Kurt? Türkiye, sürdürülebilir büyüme trendine girmiştir, diyebilir miyiz?

Geçtiğimiz on yılda tesis edilen istikrar ve güven ortamı, Türkiye ekonomisini tarihinde hiç olmadığı kadar başarılı bir süreçle karşı karşıya getirmiştir… Büyüme oranlarına baktığımızda, 2003-2011 arasında yıllık ortalama yüzde 5.34 lük bir büyüme rakamı yakalanması ve geçtiğimiz yıl Çin’den sonra dünyada en hızlı büyüyen ülke olmamız tesadüfü değildir… Bu yüksek büyüme performansı, milli gelirimizi 230 milyar dolardan, 774 milyar dolara yükseltmiştir. Kişi başına düşen milli gelire baktığımızda ise, 2002 yılındaki 3.500 doların, bugün 10 bin doların üzerine çıktığını görmekteyiz.  Buna paralel yatırım, 59 milyar dolardan, 2011 sonunda 283 milyar liraya ulaşmış, enflasyon da bu dönemde yıllık bazda tek haneli rakamlarla tanışmıştır. Bugün sahip olduğumuz 135 milyar dolarlık ihracat Cumhuriyet tarihinin rekorudur. Merkez Bankası rezervlerinin 27.5 milyar dolardan, 110 milyar dolara ulaşması, işte bu başarının bir sonucudur. Güven ve istikrarımızı muhafaza ettiğimiz sürece, Türkiye ekonomisinin büyüyeceğine olan inancım tamdır. Disiplin, istikrar ve güven; vazgeçilmezimiz olmalı, büyümeyi proje bazlı gerçekleştirmeye çalışmalıyız.

Sayın Kurt, sizin Sayın Başbakanımızla, Dolmabahçe Sarayı’nda bir görüşmeniz oldu… Ne dedi, Başbakan, çalışmalarınızla ilgili bir yol mu önerdi? Dolmabahçe’deki görüşmenin “satır başlarını” bizlerle paylaşır mısınız?

Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan Beyefendi’nin vâki davetiyle 16 Ağustos 2008 günü Dolmabahçe Sarayı’nda, zât-âlileriyle 1,5 saat süren bir görüşmemiz oldu. Başbakanımızın, İnsanı Yaşat Ki Devlet Yaşasın, sözünü, siyasi jargon olarak kullanmasından duyduğumuz memnuniyeti ifade ettim. Çünkü bizim kuruluş misyonumuz, Şeyh Edebali’nin, bu sözü üzerine inşa edilmiştir. Çalışmalarımız hakkında bilgi aktarımında bulunurken, gelecek vizyonumuzla ilgili detayları kendisine aktarma imkanı buldum. Sayın Başbakanımızın bu görüşme esnasındaki tavsiyeleri, engin tecrübesinin birer göstergesiydi, bizim için… Ne dedi, Sayın Başbakan….  Dedi ki:”Şatafattan ve gösterişten uzak durun… İnsanlara yakın olun, onların içlerine girin… Dertleriyle hem dert olun, gönüllerini kazanın… Ben ev ziyaretlerinde, Başbakanlık kimliğimi çıkarıyorum, Recep Tayyip Erdoğan olarak onlarla buluşuyor, yalnız olmadıklarını hissettiriyorum… Yaradılanı seviyoruz, yaradan da ötürü… Sizler de bu mihval üzerine hareket ederseniz başarılı olursunuz”.

Bu görüşme bizler için milat oldu… Başbakanımızın tecrübelerini önemli bir tavsiye olarak kabul ettik, o günden bugüne yerli ve yabancı binlerce insanı platformumuzda ağırladık… Sivil toplum kuruluşları ile birlikte 700’ün üzerinde toplantı tertip ettik… Misyonumuzun, vizyonumuzla örtüşmesi için “samimiyeti temel ilke olarak” benimsedik, yolumuza “inançla” devam ettik… Şu saat itibariyle, büyük bir mutluluk duyduğumu söylemek istiyorum. İdeallerimizin hayata geçmesinde, herkesin, her kesimin gayreti “memnuniyetimizi artırıyor”. İnanıyorum ki, Şeyh Edebali’nin, İnsanı Yaşat Ki, Devlet Yaşasın, sözü hayat bulacak… Devletimiz, insanımızla hak ettiği konuma kavuşacak…

Başbakanımızın, 2023 vizyonu, sizin de “hedef olarak belirlediğiniz” bir tarih mi? Başkent Platformunu 2023 yılında nasıl anlatacağız, Sayın Kurt?

Cumhuriyetimizin 100. Yılında dünyanın ilk 10 ekonomisinden birisi olma hedefi, hepimizin “ortak çalışmasının” bir sonucu olarak gerçekleşecektir, diye düşünüyorum. Enflasyonunu ve faiz oranlarını tek haneli rakamlara düşürmüş bir Türkiye, ekonomik büyüklüğünü belirlenen 2 trilyon dolara ulaştıracaktır. İhracatta 500 milyar doların gerçekleştirilmesi, kişi başına gelirin 25 bin dolar seviyelerine yükselmesi, işsizlik oranının yüzde 5’lere inmesi, “güçlerimizin birleşmesi” ile doğru orantılı… Bizler sivil toplum kuruluşları olarak, bilgilendirme, bilinçlendirme konusunda yoğun bir çalışma içerisine girmeliyiz. Kardeşliğimizi, birlik ve beraberliğimizi “kalıcı kılmalıyız”. Milletin devleti olmak için istikrara, güvene ve ideallerimize sarılmalı, ayrışmamalıyız.

İlginizi çekebilir