Makyavelist Liderliğin Sarkozy ile Çöküşü

Makyavelist Liderliğin Sarkozy ile Çöküşü

Ulusal ve uluslar arası siyasi arenada gözlemlediğim gelişmeler beni 500 yıl öncesine kadar götürdü. O dönemde İtalya’nın Floransa kentinde yaşayan siyaset felsefesi düşünürü Makyavelli (Niccolo Machiavelli 1469-1527) ‘nin görüşleri ve önemli eseri “Hükümdar”’ı hatırlattı bana.
Makyavelli, görüşleri ile modern siyaset biliminin kurucusu olarak kabul edilir. Düşünürün siyasete yaklaşımı, “temel amaç, devletin devamlılığının ve sürekli olarak güçlendirilmesinin sağlanması” şeklinde özetlenebilir. Bu yaklaşım, amaca giden yolda her yöntemin meşru olduğunu kabul eder.
Makyavelli, “Hükümdar” adlı kitabında aşağıda ifade edilen bazı görüşleri de öne sürüyor.
• Farklı kültürlere sahip yeni bir toprak ele geçirildiğinde, hükümdar oraya yerleşmeli ve bu yolla o toprakları uzun süre elde tutmayı başarmalıdır. Türkler, Bizans topraklarını ele geçirdikten sonra hükümdarları bu topraklara yerleşmiştir. Bu sayede Bizans topraklarına hakim olmaları zor olmamıştır.
• Hükümdar, halkın menfaatlerini, huzur ve refahını sağlamak için yapmış olduğu zulümlerden dolayı suçlanmaktan korkmamalıdır.
• Eğer hükümdar vermiş olduğu sözleri yerine getirmesi durumunda zarar görecekse, bu sözleri tutmamalıdır.
Ülkemiz yakın dönem siyasetine baktığımızda, bu düşüncenin çok sayıda örneğini görüyoruz. Birçok liderin sahip oldukları gücü kaybetmeme adına, Makyavelizmi tüm derinliği ile benimsediklerine şahit oluyoruz. İki anahtar vaadleri, 500 gün sözleri hala dün gibi aklımızda. Ancak geriye dönüp baktığımızda söylenenlerin vatandaşı kandırma pahasına, realiteden uzak popülist söylemler olduğundan ibaret olduğunu anlıyoruz ve toplumun da bu kimselere artık kredi vermediğini görüyoruz.
Makyavelist liderler elbette ki sadece ülkemizde değil, dünyanın dört bir köşesinde seçmenlerine şirin görünmeye, güçlerini korumaya çalışmaya devam ediyorlar. Bir lider aya daimi üs kurmayı vaad ederken, bir başkası çok eşliliğe vize vereceğini söylüyor.
Demokrasinin beşiği ve özgürlüklerin kalesi olarak bilinen Fransa’da da son yıllarda özüne aykırı birçok uygulama gözlemleniyor. Bu uygulamaların başrolünde ise eski cumhurbaşkanı “Nicholas Sarkozy” var. Cumhurbaşkanlığına ikinci kez aday olan Sarkozy seçmenlere Müslümanlara daha fazla baskı yapmayı vaad ediyor, bu çerçevede Müslüman okullarda helal et uygulamasına son vereceğini söylüyor, göçmen sayısını düşürme sözü veriyor ve onlara oy hakkı tanınmayacağını ifade ediyor. Seçimlere günler kala Fransa Ermeni Toplumu temsilcilerini sarayında ağırlıyor, Ermeni iddialarının reddini suç olarak kabul eden yasanın iptaline rağmen bu yasanın yeniden hazırlanması talimatı verdiğini açıklıyor. Sarkozy Türk düşmanı gibi görünerek ve Ermeni iddialarını destekleyerek iç siyasette puan kazanmaya çalışıyor. Ancak birçok kişi de biliyor ki temel amacı gücü kaybetmemek ve sürekli kazanmak; bu gibi vaatlerle oy toplayarak iktidarı başkasına kaptırmamak.
Geçtiğimiz günlerde Fransa’da yaşanan bu olayları takip ederken Sarkozy’nin, Makyavelli’nin yıllar öncesinde ortaya koyduğu eserini okumuş olabileceğini ve orada ifade edilen görüşleri benimsemiş olabileceğini düşündüm. Şuna da eminim ki Makyavelli bu eseri günümüzde yazsaydı Sarkozy’nin yaklaşımlarını gözlemleyerek kitabını çok daha zenginleştirme fırsatı bulabilirdi!
Günümüzde Makyavelist düşünceyi benimseyen kişilerin sözlerine güven duyulmaz. Bu tip kişilerin etik anlayış temelli hareket ettiğini görmek mümkün değildir; amaçları sadece ister para, ister güç olsun sürekli kazanmaktır. Makyavelist liderlerin ne ahlaki ne de dini inançları bu kazanma hırsının önüne geçebilir.
Fransa seçimlerinde sosyalist aday Hollande ise realist bir yaklaşım sergiledi ve tüm halkı kucaklayacağını, bozulan ilişkileri düzelteceğini ifade etti. Bunun dışında birçok makul ve gerçekleştirilebilir vaatte bulundu. Sonuçta kazanan Hollande oldu.
Makyavelist lider tiplemesi de Sarkozy ile birlikte sandığa gömülmüş oldu. Tüm dünyada bilinçli seçmenlerin bu tip liderlerin oyununa gelmemesi ve hak ettikleri cezaları kesmeleri dileklerimizle…