Kayserililere sitem dolu sözler

Kayserililere sitem dolu sözler

Kayseri Dershane Eğitim Rehabilitasyon Sanat Kültür ve Yardımlaşma Derneği’ (KAY  DERS) Kayseri’de okumak isteyen, ancak okumak için yeterli maddi imkanlara sahip olamayan ailelerin çocuklarına sahip çıkıyor. KAY DERS’in Genel Başkanı Zeliha Köksal aynı sahiplenmeyi ve duyarlılığı Kayserililerden bulamadığı için yaşadıkları sıkıntıları sitem dolu sözlerle yazıya döktü. Bizde bu yazıyı sansürsüz bir şekilde yayınlıyoruz…

Kayseri Dershane Eğitim Rehabilitasyon Sanat Kültür ve Yardımlaşma Derneği (KAY DERS)’ni kurmak nereden aklınıza geldi? Niçin bu derneği kurdunuz?

Ben dernek kurmayacaktım. İnsani görev bilerekten yardım edecektim. Ne yazık ki kanunlar bu derneği kurmak zorunda bıraktılar. Eğer bu derneği kuramazsam, bu çocuklara yardım yapamayacağımı hatta bunun suç sayılacağını söylediler.

Her yerde olduğu gibi kanunlar var, fakat buna rağmen fakirlere yardım yok. aynı durumu Kayseri’de de gördüm.

Ben 30 yıl Avrupa`da yaşadım ve Türkiye’ye ailemle birlikte kesin dönüş yaptığımda buradaki insanların problemlerine inanamadım. Tespit etmiş olduğum problemlerden birinin de; Kayseri`de ki yoksul çocukların derslerinde çektikleri sıkıntıdan dolayı diğer arkadaşları gibi dershaneye gitmek için veya ek ders alabilmeleri için paralarının olamamasıydı.

 

Okumak isteyen fakat maddi imkânsızlıklardan dolayı bunu başaramayacağını düşünüp, hayata küsen, hayalleri gerçekleşemeyeceği için, çaresizlikten psikolojisi bozulmaya mahkum kalan, ortaöğretimdeki yoksul ailelerin çocukları beni böyle bir çalışmaya itti. Kayseri Erciyes üniversitesine giderek, bu çocukların problemlerinden bahsettim. Bu çocukların bir kısmının okula aç gidiyor. Birçoğu matematik ve İngilizce derslerini anlamakta zorlanıyor. Anne ve babaları da mevcut eğitimlerinden dolayı yardımcı olamıyor. Diğer bir sorun çocukların performans ödevlerini yapmak için gerekli parayı bulamamaları.10 lira gibi bir parayı bulamadıklarında saatlerce ağlıyor bu çocuklar. Bu problemlere kayıtsız kalamadım. Bizim çocuklarımız olduğundan onlara ücret talep etmeden etüt vermeleri için Erciyes Üniversite Öğrencilerini ikna ettikten sonra prosedürler gereği KAY DERS’i kurdum.

Neden Kayseri’de Fakirlere Yardım Yok Diye Düşünüyorsunuz?

Fakire yardım yok diyorsam bunun bir sebebi var.  Eğitim desteği sunduğumuz, bir katını Kay Ders Derneğinin bu güzel çalışmaları için ücretsiz tahsis edilen bir dershane devroldu. Bu dershane devrolduktan sonra 2012 Ocak ayında 110 yoksul ortaöğretim öğrencisi ve bu çocuklara eğitimde destek vermek için hazır olan 70 tane Kayseri Erciyes Üniversitesi öğrencisi ile Kay Ders Derneği sokakta kaldı.

Bu çocuklara 2-3 sınıflık yer bulmak için üniversite öğrencileri ile bir ekip oluşturduk. Ocak ayında bu konuda bize yardım edebilecek devlet kurumlarına ve yine hayırsever Kayserili vatandaşlardan bu çocukları ortada bırakmamaları için yardım istedik. 45 gün süren bu süreçte yoksul çocuklara kimse 2-3 odalık yer vermedi. Biz sadece eğitime devam etmek istedik. Devlet kurumlarının böyle bir dayanışmaya yer tahsis etmeleri yasak mı acaba?

Kanunlar, insanlara yardımı, ancak dernek kurarsan yapabilirsin diye baskı yapıyor.

Dernek demek, ne demek? Belli bir kesimdeki insanların, herhangi bir dernek ismi ile para toplaması ve bu para ile oynuyor olması değil mi günümüzde?

Bize yardım yapılması için dernek kurun dediler. Derneği kurduk hani kimse ne yardım ediyor ne para veriyor. Demek ki yardım demek, dernek kurmak değilmiş.

 

Tüm Bu Süreç Size Ne Öğretti ve Ne Yapmalısı Gerek?

 

Artık kafamızı değiştirelim. Basit düşünelim. Duygularımızı, düşüncelerimizi, aç olan insanlar için, fakirlikten dolayı acı çeken çocuklar için yönlendirelim.

Aç kalan birine, zor durumda olan birine yardım etmek için önce avukat mı çağırmalıyım, o da bana kanunlardan bir paragraf mı göstermeli. Ben bu paragrafla, bu insanın hakkı şu, bunu verin diye uğraşana kadar bu aç insan ölür efendim.

Kafa Yapımızın değişmesi gerekiyor. İnsanlar için kalbiniz olsun. Tüm Kayseri’de yer aradım çocuklar için hiç kimse bu milletin çocuklarına kapısını açmadı.

Kiralamak için gittiğimiz bir yerin sahibi; kendiside baba olan bir kişi çocukların sayısını soruyor ‘burada kaç çocuğa eğitim verilecek 18 çocuk olabilir fakat 20 çocuk olmaz, yoksa zarar verirler’ diye kiralamak istemiyor.

Bütün çocuklar bizim çocuklarımız aynı milletin evlatları değimliyiz?

Eğer yüksek binalar yapılmaya devam edilirse, fakirleri umursamamaya devam edilirse, emin olun bu şehirleri bir gün bu acı çeken halk yakar. O güzel evlerinizi başınıza geçirirler. Bundan hiç şüpheniz olmasın.

Bütün Kayseri`nin fakirler için kalplerinin olmadığını Erciyes Üniversitesi öğrencileri ile hep birlikte tespit ettik. Düşünceme göre ameliyat olup bir kalp taktırmaları gerek. En son dedim ki; ‘madem 2-3 sınıflık yer yok yoksul öğrenciye, o halde bize yer verin biz çadır kuralım, orada bu çocuklara eğitim desteği verelim. Aileler ve çocuklar perişan her gün beni arıyorlar; ‘hala yer bulamadınız mı? Çocuğum ümitlenmişti. Ne olur yer bulun. Çocuğumun psikolojisi bozuluyor’ diye aradıklarını ilettim. Buna rağmen kimse yardım etmedi. Bana kanunlara göre çadır da kurmayacağımı, bunun da mümkün olmadığını söylediler.

Fakirler için hiçbir pencere yok, hiçbir delik yok ki güneş ışığı görebilsinler. Bu mu adalet?

Bize Kay Ders Derneğine 45 gün öğrenciler ile sokakta kaldıktan sonra yardım elini kim uzattı biliyor musunuz? Bir Kuran kursu. 3 sınıflık yerlerini hafta sonları kullanabileceğimizi söylediler. Fakat bilmiyoruz ne kadar daha burada kalabiliriz.

Biz yaşayan kalpler istiyoruz. Kalpleri ölmüş, kanları da mavi akan bir insan yığını istemiyoruz.

 

Sosyal yardımlar Pakistan’da nasıl yapılıyor diye oraya gittim ve birçok şeyi yerinde gördüm. Pakistan Lahore`de bir grup var. Bu gurubu fakirler kurmuş. Adınada ZİNDA DİLANE  LAHORE koymuşlar anlamı da LAHORUN  YAŞAYAN  KALPLERİ demek oluyor. Şayet bir gün oralara giderseniz, bakın neler yapıyorlar. Şimdiye kadar tüm Pakistan`nın Başbakanları ve Bakanları bu vakıfa mutlaka üye oluyorlarmış.

BİZDE TÜRKİYE’NİN YAŞAYAN KALPLERi OLMASINI İSTİYORUZ.

Pakistan`da köylerde bile evlerinin 1-2 odasını çocukların eğitimi için tahsis eden yaşayan kalpler var.

110 yoksul ortaöğretim öğrencisini ve bunlara gönüllü eğitim desteği vermek için seferber olan Kayseri Erciyes Üniversitesi Öğrencilerini sokakta bırakan bir şehir için iki şık vardır.

  1. (şık) Kalpleri ölü, çünkü ölü olmasa bu milletin çocuklarına yer verirlerdi.
  2. (şık) Kalpleri var. Fakat o kalbin ne işe yaradığından haberleri yok.

Siz böyle düşünmüyor musunuz?  Sizce kalpleri ölü değil mi? Yanlış mı düşünüyorum?

Şimdiye kadar Allah meleklerini gönderdi galiba ki biz her şeye rağmen bu çocuklara ve ailelerine yardımcı olabildik. Çünkü Allah (c.c.) fakirlere yardım edenin Cennete gideceğini söylüyor.

Peygamber’imiz (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Üç yetime el uzatan kimse gecesini namaz kılarak, gündüzünü oruç tutarak geçiren ve gece – gündüz kılıçla Allah (c.c.) yolunda cihad eden kimse gibidir, şu iki parmağım nasıl bir birine eşse, ben ile o kimse de o şekilde cennette kardeşiz.”ve cennetin kapısını cömertler açacak diye buyurmuştur.

Fakirler için kanun yapımında şöyle mi yapsak, yoksa böylemi yapalım  diyerek zamanını   kayıp edenlere Allah (c.c.)’da    onları bir araya toplar ve onlara’’ SİZ    BENİM   DEDİĞİM    KANUNLARA  UYDUNUZ MU ?’’diye sorar.

Pakistanlı bir Şair der ki

Canlı yürü hayata

Al evreni, ayağının altına

Eğer yaşamak istersen bunlarla

O halde, kolaylık ver hayatlara

Elbette bir dil diğer bir dile tam çevrilemez ama umut ediyorum ki beni anladınız.

 

Saygılarımla, KAY DERS Genel Başkanı Zeliha Köksal….