İsrail-Filistin-Türkiye Arasinda Yeni Bir Sayfa

İsrail-Filistin-Türkiye Arasinda Yeni Bir Sayfa

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Obama ve İsrail’le olan anlaşmaya katkısı olan herkese teşekkür etti..

Filistin Başbakanı Riyad el-Maliki, Türkiye ile İsrail arasında ikili ilişkilerin normalleştirilmesine dönük anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını belirtti.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ise mutabakatın İsrail’e getireceği ekonomik fırsatları vurguladı. Mutabakata ABD ile tam koordinasyon içinde varıldığını belirten Netanyahu, Türkiye ile varılan anlaşmanın bölgeye istikrar getireceğini kaydetti.
1-İLİŞKİLERİN DÜZELMESİNİ EN ÇOK KİM İSTİYOR?

Bu sorunun yanıtı kesinlikle İsrail. Çünkü Mavi Marmara katliamı sonrası Türkiye’nin taleplerini görüşmek üzere bir çok kez İsrail tarafından adım atıldı. 2013 Mart ayında İsrail Başbakanı Netanyahu, o dönem Başbakanlık görevini yürüten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı arayarak, özür diledi. Özür sonrası İsrail sürecin devamını zorladı ancak Türkiye’den net yanıt alamadı.

2-İSRAİL DAHA ÖNCE HİÇ BİR ÜLKEDEN ÖZÜR DİLEDİ Mİ?

1967 savaşı sırasında yine Gazze açıklarında USS Liberty gemisi İsrail tarafından vuruldu. İsrail’in Amerika’ya yönelik bu gemi saldırısında tam 34 kişi hayatını kaybetti, 171 kişi de yaralandı. Ancak ne soruşturma ne de özür geldi.Mavi Marmara katliamı ise İsrail’in hukuksuz saldırılarına, hoyratlığına, “ben yaparım olur” gibi agresif söylemlerine ikinci bir “one minute” oldu. Zira o süreçten sonra İsrail, özür diledi. İsrail bu özrü daha önce dilemiyordu çünkü yaptığı her saldırının artık hukuki zemine oturtulabileceğinden endişe duyuyordu. Ancak Türkiye, Mavi Marmara katliamı sonrası İsrail’e bu özrü dileterek, dünyaya gereken mesajın ulaşmasını sağlamış oldu.

3-TÜRKİYE’NİN ŞARTLARI KABUL GÖRÜYOR MU?

Bir kere süreci şu şekilde okumak gerek. İsrail Mavi Marmara’da bir katliam yaptı karşılığında ise Türkiye, ilişkileri dondurdu. Ama Türkiye’nin şartları vardı ve o şartların yerine getirilmesi halinde ilişkilerin normalleşebileceği taahhüt ediliyordu. Neydi bu şartlar, özür, tazminat ve Gazze’ye yönelik ablukanın hafifletilmesiydi.

4-İSRAİL ŞARTLAR İÇİN NELER YAPTI?

Netanyahu 2013’te özür diledi. Özür sonrası tazminat konusu da masaya yatırıldı. Tazminatla ilgili bir İsrail tarafı ödenecek miktarla ilgili sorunlar çıkardı. Bugün gelinen noktada 20 ya da 21 milyon dolar gibi rakamlara çıkıldığı söyleniyor. Bununla birlikte Gazze’ye yönelik abluka için de Türkiye’nin baskıları sonuç verdi.

5-TÜRKİYE GAZZE İÇİN YOĞUN BASKI YAPTI?
Bildiğimiz bir şey var o da Türkiye, üç talepten biri olan Gazze konusunda vaz geçmedi. Zira ablukanın hafifletilmesi sonra da kademeli olarak kaldırılması konusunda TİKA’nın Gazze’de yoğun faaliyetleri oldu. Bu konuda Türkiye’nin baskılarıyla Gazze’ye yönelik ambargo defalarca kırıldı, TİKA başta olmak üzere Türkiye’den giden tüm yardımlar, yine Türkiye’nin ablukanın hafifletilmesi konusundaki ısrarlı adımlarıyla Gazze’ye ulaştırıldı.
6-İSRAİL’İN HAMAS ÇARPITMASI?
İsrail’in bu süreçte Hamas’la ilgili spekülasyonlar üreterek, süreci kendi kamuoyları nezdinde manipüle etmeye çalıştıklarını görüyoruz. İddia ettikleri anlaşmada Salih el Aruri adlı bir Filistinli var.
İddiaya göre Aruri’nin Türkiye’den sınır dışı edilmesi isteniyormuş.
Bu konuda sıkıntı var zira Salih el Aruri Türkiye’de ikamet eden ya da şu an Türkiye’de bulunan biri değil. Bir başka Arap ülkesinde kalıyor yani Türkiye’den sınır dışı edilme gibi bir durumu doğal olarak yok.

7-TÜRKİYE’NİN FİLİSTİN POLİTİKASI DEĞİŞİR Mİ?
En çok da bu konu sorgulanıyor. Türkiye 2010’dan bu yana İsrail’le diplomatik olarak ilişkileri kesmiş durumda. Onun öncesinde kanallar açıktı ve Türkiye’nin Filistin politikası bugünkünden daha yoğun değildi, Hamas’a karşı da aynı şekilde öyle. Halit Meşal o dönemde de Türkiye’ye gidip-geliyordu, bu dönemde de. Yani değişen bir şey olmayacaktır. Hele ki Türkiye’nin Filistin politikasında, Filistin duruşunda bir değişiklik, bir kırılma olmayacaktır.

8-BU SÜREÇ FİLİSTİN İÇİN NE ANLAM TAŞIYOR?

Türkiye Filistin için yaptığı yardımları İsrail’le ilişkilerin açık olduğu dönemde daha rahat daha birinci elden olacak şekilde gerçekleştirebiliyordu. Kaldı ki diplomatik kanalların tıkalı olduğu dönemde de Gazze, Kudüs ve Batı Şeria’ya büyük faaliyetler, yardımlar yapıldı. Eğer normalleşme süreci tamamlanırsa Türkiye’nin Filistin politikası değişmeyeceği gibi Filistin için yapacağı faaliyetler de artacaktır.

9-KANALLLAR KAPALIYKEN GAZZE BOMBALANIYORDU
2012 ve 2014 yıllarında Gazze iki kez büyük saldırılara hedef oldu. O süreçte Türkiye ile İsrail arasındaki kanallar kapalıydı ve özellikle 2012 görüşmelerini Mısır yürütmeye çalıştı. Aslında her ikisinde de Türkiye devredeydi ama İsrail, “görüşmediğimiz bir Türkiye ile masaya oturamayız”diyerek ateşkesi sürekli erteleme yoluna gitti.
Oysa kanalların açık olduğu dönemde olası saldırılarda Türkiye’nin diplomatik olarak siyasi olarak Filistin’e, Gazze’ye yapacakları da artacaktır.
10-DOĞALGAZ MESELESİ?
İsrail Doğu Akdeniz’de Tamar kuyularından doğalgaz çıkardığında Türkiye’nin kapısını çalmıştı, bu tarih 2013’tü. Şimdi yine doğalgaz üzerinden Türkiye ile ortaklık kurmak istiyorlar. Şunu bir kere kesinlikle anlamak gerek. Türkiye konumu itibariyle doğalgaz ülkeleri ile ortaklık kurmak için can attıkları bir ülke. Rusya bile şu an bu konuda sıkıntılı durumda. Türkiye’nin doğalgaz konusunda Azerbaycan ve Katar’la alternatifleri bulunuyor ve bu da Türkiye’nin hangi ülke olursa olsun yapılan pazarlıklarda elini güçlendiriyor.

TÜRKIYE ILE İSRAIL ARASINDAKI ILIŞKILERIN NORMALLEŞTIRILMESINE YÖNELIK MUTABAKAT, IMZALANDI.
Edinilen bilgiye göre, iki ülke arasında yürütülen müzakerelerin ardından varılan mutabakata Türk Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu, Bakanlık’ta basına kapalı olarak imza attı.

Tarafların kendi merkezlerinde ayrı ayrı imzalayacakları mutabakat metnini, İsrailadına ise Dışişleri Bakanlığı Genel Direktörü Dore Gold İsrail Dışişleri Bakanlığı’nda imzaladı.

Başbakan Binali Yıldırım, mutabakat metninin Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Sinirlioğlu ve İsrailli muhatabı tarafından imzalanmasının ardından onay sürecinin başlayacağını, metnin İsrail kabinesi ile TBMM tarafından onaylanmasının ardından da karşılıklı büyükelçilerin atanacağını duyurmuştu.
“FİLİSTİN BAŞBAKANI SÖZ KONUSU ÇABALAR MEMNUNİYET VERİCİ”
Filistin Başbakanı Riyad el-Maliki, Türkiye ile İsrail arasında ikili ilişkilerin normalleştirilmesine dönük anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını belirtti.
Türkiye-İsrail anlaşmasını, ikili ilişkilerin normalleşmesi yönünde kendi aralarında aldığı kararlar olarak gördüklerini ve bu nedenle müdahil olmadıklarını dile getiren Maliki, “Türkiye’nin Gazze konusundaki çabalarına gelince, gerek insani yardımların ulaştırılması gerekse ablukanın kaldırılması meselelerinde olsun söz konusu çabaları memnuniyetle karşılıyoruz.” diye konuştu.

“GAZZE’YE YARDIMLAR ANCAK FİLİSTİN DEVLETİ’NİN KOORDİNASYONUYLA GERÇEKLEŞEBİLİR”

Başbakan Maliki ayrıca, “Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile dün yaptığı Filistin hükümetinin temsilcisi olduğu Filistin Devleti’yle ikili koordinasyonla gerçekleşebileceğini vurguladı.” ifadesini kullandı.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYIP ERDOĞAN, ABD BAŞKANI OBAMA VE İSRAIL’LE OLAN ANLAŞMAYA KATKISI OLAN HERKESE TEŞEKKÜR ETTI.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail ile ilişkilerin düzeltilmesi konusunda sağlanan mutabakatla ilgili, “Gazze’deki Filistinlileri rahata erdirecek adımları inşallah süratle atacağız. Cuma günü inşallah gemi yola çıkacak. İlk gemi Aşdod Limanı’na ulaşacak. Bu yardımların Gazze’ye teslim edilmesiyle Filistinli kardeşlerimiz ikinci bir bayramı yaşayacak” dedi.
Erdoğan, İsrail’le Filistin konusunda sağlanan mutabakata değindi. 2010 yılında Filistin’e yardım götüren Mavi Marmara gemisine İsrail tarafından saldırılması sonucu ilişkilerin bozulduğunu hatırlatan Erdoğan, en başından beri ilişkilerin düzelmesi için üç şart öne sürdüklerini söyledi. Sağlanan mutabakat sonucu Ramazan Bayramı öncesi Mersin Limanı’ndan yol çıkmak üzere Gazze’ye içinde gıda ve giyim eşyalarının bulunduğu yardım gemisi gönderileceğini dile getiren Erdoğan, şunları ifade etti:

“2010 yılında Filistin’e yardım götüren Mavi Marmara gemisinin basılıp 10 vatandaşımızın şehit edilmesi hadisesinin ardından İsrail ile sorunlu bir döneme girmiştik. Bu hadisenin ardından iki ülke arasındaki ilişkileri düzeltmek için ABD başta olmak üzere üçüncü tarafların hep girişimleri oldu. Biz en başından beri İsrail ile ilişkilerin düzeltilebilmesi için 3 şartın yerine getirilmesi gerektiğini söyledik. ‘İsrail bu eyleminden dolayı Türkiye’den resmen özür dilemeli’ demiştim. 2013 yılında ABD Başkanı Sayın Obama’nın şahitliğinde İsrail Başbakanı bu özrü şahsen bana ifade etti. Bu, kendileri tarafından da ifade edildi. İkinci şartımız, İsrail’in Mavi Marmara’da şehit edilen masumların ailelerine tazminat ödemesiydi. Prensipte üzerinde daha önceden anlaşma sağladığımız bu şart da 20 milyon dolar olarak rakamın kesinleştirilmesiyle yerine getirilmiş oldu. Yani, her bir şehidimiz için 2 milyon Dolar banka hesabına İsrail tarafından yatırılacaktır. Üçüncü şartımız, Mavi Marmara şehitlerimizin amacı olan, bu uğurda canlarını verdikleri Gazze’de yaşayan Filistinliler’in hayat şartlarının iyileştirilmesi noktasında abluka veya ambargonun kaldırılmasıydı. Dün Roma’da varılan anlaşma uyarınca elektrik ve su altyapısının çözülmesi hususunda anlaşmaya

varıldı. ‘Ya limana bir elektrik enerjisi veren gemi yerleştirelim veya orada Almanlar’ın işlettiği bir santralle elektrik verelim’ dedik. Bunun da tüm şebekelerini Türkiye olarak yenileyeceğiz. Şimdi bu da kabul edildi. Su, maalesef sıkıntı. Bunun için de ‘denizden su alalım veya sondaj yapalım’ dedik. Bu noktada bunu da kabul ettiler. Hatta gerekirse yılda 50 milyon metreküp suyu kendilerinin vermesi noktasında da bir beyanda bulundular. Gıda, sağlık, konut gibi temel ihtiyaçlara kadar her alanda Gazze’ye Türkiye aracılığıyla yardım ulaştırılabilecek. Bu bayram öncesi 14 bin tonluk gemiyle gıda, giyim eşyası, ayakkabı türü şeyleri inşallah Mersin’den yola çıkmak üzere Gazze’ye ulaştıracağız. Ayrıca Batı Şeria’daki sanayi bölgesiyle ilgili proje de hayata geçirilecek.”

“GAZZE’YE İLK GEMİ CUMA GÜNÜ YOLA ÇIKACAK”

“Türkiye olarak bu sürecin tamamını Filistinli kardeşlerimizle istişare içerisinde yürüttük” diyen Erdoğan, “Dün Sayın Abbas’la, Cuma günü de Sayın Halid Meşal ile görüştük. Kendileri bu gelişmeleri gayet olumlu değerlendirdiler ve biz de yola devam ettik. Biz bugüne kadar ne Filistinli kardeşlerimizin haklarına halel getirecek, ne de Mavi Marmara şehitlerimizin ruhlarını muazzep edecek hiçbir şartı kabul etmedik, etmeyiz. Gazze’deki Filistinlileri rahata erdirecek adımları inşallah süratle atacağız. Cuma günü inşallah gemi yola çıkacak. İlk gemi Aşdod Limanı’na ulaşacak. İnşallah bu yardımların Gazze’ye teslim edilmesiyle Filistinli kardeşlerimiz ikinci bir bayramı yaşayacak” şeklinde konuştu.

“EKONOMİK İLİŞKİLER ÇOK FARKLI BİR ŞEKİLDE GELİŞMEYE BAŞLAYACAKTIR”

Kudüs’ü ve Mescid-i Aksa’yı da unutmadıklarını dile getiren Erdoğan, “İsrail’in Kudüs ve Mescid-i Aksa’daki hukuksuzluklarına karşı itirazlarımızı bu görüşmeler başladıktan sonra devam ettireceğiz. Bu durum Gazze’deki kardeşlerimize yapacağımız katkıları sunmamıza engel değildir. Türkiye ile İsrail arasında varılan anlaşmanın iki ülke ve Filistin açısından hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu vesileyle ayrıca ekonomik ilişkiler de çok farklı bir şekilde gelişmeye başlayacaktır. Anlaşmaya katkısı olan ABD Başkanı Sayın Obama başta olmak üzere herkese teşekkür ediyorum, teknokratlarımıza, bürokratlarımıza teşekkür ediyorum” diye konuştu.

İSRAIL BAŞBAKANI BENYAMIN NETANYAHU’DAN ‘HAZINE SANDIĞI’ BENZETMESI

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ise mutabakatın İsrail’e getireceği ekonomik fırsatları vurguladı. Mutabakata ABD ile tam koordinasyon içinde varıldığını belirten Netanyahu, Türkiye ile varılan anlaşmanın bölgeye istikrar getireceğini kaydetti.
Netanyahu, mutabakatın İsrail açısından büyük ekonomik fırsatlar doğuracağını vurgulayarak, İsrail’den Avrupa’ya Türkiye üzerinden olası doğalgaz sevkiyatının önünün açıldığını kaydetti.

Doğalgazın İsrail ekonomisinin güçlendirilmesi için önemine dikkat çeken Netanyahu, “Muazzam miktarlardan söz ediyoruz” dedi. Netanyahu, “Bu, İsrail devleti için stratejik bir konudur. Bu konu, bu mutabakat olmadan ilerleme kaydedemezdi. Şimdi bunu ilerletmek için harekete geçeceğiz” diye konuştu. İsrail Başbakanı, “Doğalgaz İsrail’in sandıklarını muazzam bir hazineyle dolduracak potansiyele sahip” dedi.
İsrail Başbakanı, Gazze’ye denizden ablukanın kalkmadığını da vurgulayarak, “Bu bizim güvenlik çıkarlarımız için büyük öncelik taşımaktadır. Bu konuda taviz vermek istemedim. Bu, Hamas’ın güç takviyesini önlemek açısından hayati önemdedir” diye konuştu.

Türkiye ile anlaşmaya varılması, doğalgaz için ihraç pazarı arayan ve enerjiyi Avrupa’ya ulaştırmak için Türkiye’ye boru hattı döşenmesi planına bel bağlayan İsrail için büyük önem taşıyor. Analistler İsrail’in Türkiye’nin en önemli enerji tedarikçisi konumuna yükselmeyi hedeflediğine dikkat çekiyor.

İlginizi çekebilir