AKUT, gönüllülerin ortak enerjisiyle yaratılmış bir mucizedir

AKUT, gönüllülerin ortak enerjisiyle yaratılmış bir mucizedir

Arama kurtarma çalışmalarının başarısı, nitelikli, eğitimli personel kadar kuvvetli bir lojistik desteğe de bağlıdır. AKUT, dünyadaki benzer örgütler arasında yeterlilik, donanım ve kapasite olarak, Birleşmiş Milletler tarafından yetkinliği onaylanan Türkiye'nin ilk kurtarma ekibidir. Tüm operasyonlarımızda, kıyafetlerimizde Birleşmiş Milletler logosu da taşıyoruz. Devletin, Hükümetin bir kuruş kaynağını kullanmadan, tamamen kendi yarattığımız kaynaklarla bugün geldiğimiz yere bakacak olursak AKUT, tüm gönüllülerin ve destekçilerimizin ortak enerjisiyle yaratılmış bir mucizedir. Bu konuya sonsuz bütçeler ayıran tüm özel ve resmi kurum ve kuruluşlardan bu özelliğiyle farklıdır.

AKUT olarak kaç kişiyle yola çıktınız? İstediğiniz sayı ve niteliğe ulaştınız mı?

1994 Kasım’ında bir dağ kazası sonucunda hayatlarını kaybeden Yıldız Teknik Üniversitesi’nden iki genç dağcının arkasından, gelecekte daha fazla dağ kazası olacağını öngördüğümüz ve bu konuda bir şeyler yapılmasına karar verdiğimizde, bir avuç dağcı olarak yola çıkmıştık. Hatta 14 Mart 1996’da resmi olarak kurduğumuz AKUT’un kurucu yönetim kuruluna 7. kişiyi de zor bulmuştuk. İlk yıl aşağı yukarı 20 kişi kadar çekirdek bir ekiple çalışmalarımızı sürdürüyorduk, zaman içinde sayımız çoğaldı. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde AKUT’un İstanbul ve Antalya Ekiplerinde yaklaşık 120 gönüllüsü vardı. Bugün 30’u aşkın ekibimiz ve 1600’den fazla gönüllümüz var.

AKUT’un eski ve tecrübeli gönüllüleri, yıllar içerisinde sayısız eğitim ve gerçek operasyonlarla piştikleri için nitelik olarak son derece yetkin ve donanımlıdır. Ayrıca sürekli gelişen ve büyüyen bir STK olarak, aramıza yeni katılan gönüllülerimizin de bu yetkinliklerini artırmak amacıyla düzenli ve sürekli eğitimlerle, tatbikatlarla tüm AKUT gönüllülerinin niteliğini üst düzeye taşımaya her zaman özen gösteriyoruz.

AKUT olarak kaç ilde şubeniz var ve buradaki görevliler deprem afet konularında uzman insanlar mı?

AKUT’un bugün 30’u aşkın ekibi var. Ekiplerimiz sadece illerde değil, Marmaris, Bodrum, Fethiye gibi bazı ilçelerimizde de olduğu için biz 30’u aşkın bölge olarak tanımlıyoruz.

AKUT’un görev alanı sadece deprem, sel gibi doğal afetlerle sınırlı değil. Bunların yanı sıra dağ kazaları, ipli ve yüksekte gerçekleştirilen teknik kurtarmalar, yamaç paraşütü, rafting, kanyon kazaları gibi doğada meydana gelebilecek her tür kaza, boğulma vakaları, kaybolma olayları, bazı bölgelerde trafik kazaları, orman yangınları gibi insan hayatının tehlikede olduğu hemen her acil durum ve kazada çalışabilecek uzmanlaşmış gönüllülerimiz var.

Her ekibimiz, ülkemizin acı bir gerçeği olarak enkaz kurtarma konularında eğitim ve malzeme olarak donanımlıdır. Buna ilave olarak bir de, kendi bölgelerindeki coğrafi ve fiziksel ihtiyaçlara göre, meydana gelebilecek acil durumlara göre tasarlanmış durumdadırlar.

Örneğin Bingöl Ekibimiz, ağırlıklı olarak kış aylarında kapalı köy yolları nedeniyle, acil durumlarda köylerinden kentteki hastanelere ulaşım sorunu yaşayan vatandaşlarımız için kar üstünde gidebilen araçlarla hasta nakillerinde uzmanlaşmıştır.

Antalya, Marmaris, Olympos gibi Ekiplerimiz yaz aylarında yoğun turizm hareketliliğine bağlı olarak arazide meydana gelen kazalara müdahale edebilecek şekilde uzmanlaşmıştır.

Rize Ekibimiz, bölgenin dik yamaçlarla dolu sarp arazi yapısı gereği, hidrolik kesme – ayırma sistemlerinin kullanıldığı trafik kazalarında da, seller bir yana ayrıca uzmanlaşmıştır. Yine Bodrum ve Marmaris Ekiplerimiz Orman yangınlarına müdahalede kendilerini geliştirmişlerdir. İstanbul, Kocaeli, Ankara Ekiplerimiz Enkaz kurtarmada daha donanımlıdır. Niğde, Kayseri, Bursa Ekiplerimiz dağ kurtarmalarda bir yandan uzmanlaşmıştır.

Sonuçta her AKUT Ekibi, kendi bölgesinde en çok hangi tür acil durum, kaza, afet meydana gelme olasılığı varsa, lojistik, eğitim, insan kaynağı, planlama gibi konularda kendilerini bu şekilde hazırlarlar ve geliştirirler.

Genelden özele bir değerlendirme yapalım isterseniz… Dünyada size benzer, “arama – kurtarma çalışmaları yapan ekipler var… Bunların sahip oldukları teknik ve teknolojik imkanlar ile AKUT vb. kuruluşları karşılaştıracak olursak, neler söyleyebiliriz?
Gelişmiş ülkelerin kullandığı teknolojilere biz de sahibiz ancak tabi ki sayısal olarak çok daha az malzememiz var… 1999 Depremi’nde bize Amerikalıların bıraktığı arama kamerasını daha yeni, Van Depremi’nde de kullandıktan sonra operasyonel malzeme olmaktan çıkardık. Amerikalılarda herhalde onlarca vardır envanterlerinde ve 3 yıldan fazla kullanmıyorlardır, bizim 2. elini bile 13 yıl kullandığımız arama kameralarını. Ancak sonuçta Türkiye’nin şartları bu. Her şeyimizi çok idareli kullanıyoruz ve hepimiz AKUT’un malzemesini elimizden geldiği kadarıyla korumaya çalışıyoruz. Kısıtlı imkanlarımızı, en verimli şekilde kullanmaya özen gösteriyoruz.

Arama kurtarma çalışmalarının başarısı, nitelikli, eğitimli personel kadar kuvvetli bir lojistik desteğe de bağlıdır. AKUT, dünyadaki benzer örgütler arasında yeterlilik, donanım ve kapasite olarak, Birleşmiş Milletler tarafından yetkinliği onaylanan Türkiye’nin ilk kurtarma ekibidir. Tüm operasyonlarımızda, kıyafetlerimizde Birleşmiş Milletler logosu da taşıyoruz. Devletin, Hükümetin bir kuruş kaynağını kullanmadan, tamamen kendi yarattığımız kaynaklarla bugün geldiğimiz yere bakacak olursak AKUT, tüm gönüllülerin ve destekçilerimizin ortak enerjisiyle yaratılmış bir mucizedir. Bu konuya sonsuz bütçeler ayıran tüm özel ve resmi kurum ve kuruluşlardan bu özelliğiyle farklıdır.
AKUT olarak ekonomik kaynaklarınızı nerelerden temin ediyorsunuz?

AKUT’un ana kaynağı ilk günden itibaren Türk Milleti’nden aldığı çeşitli destekler ve bağışlar olmuştur. Bunlar ayni ve nakdi bağış, ürün, hizmet, servis veya 2. el malzemeye kadar çok çeşitli kaynaklar olabiliyor. Bu kaynaklara ilave olarak AKUT Eğitim ve Araştırma Enstitüsü üzerinden gerçekleştirdiğimiz Acil Durum Yönetimi konularında kurumlara eğitim ve danışmanlık yapıyoruz ve AKUT İktisadi İşletme’si üzerinden yaptığımız yüksekte çalışma gerektiren bir takım işlerle ve eğitimlerle de Derneğimize gelir getirmeye çalışıyoruz. En büyük gücümüz gönüllüğümüz, AKUT’taki herkes gönüllü olarak çalışıyor. Bütün süreçlerde en değerli ve en yüksek çarpan etkisi olan girdi, nitelikli insan kaynağı için hiçbir maliyet üstlenmiyoruz, sıra dışı başarımızın sırrı aslında budur…

Depremin kişiler ve toplum psikolojisi üzerinde, derin travmalara yol açtığı malum… Türkiye deprem riski yüksek olan bir ülke… Dolayısıyla vatandaşın bilinçlendirilmesi kanaatimizce zaruri… Siz, AKUT olarak, vatandaşın bilinçlendirilmesine yönelik ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?

1999 Depremi’nden sonra, en az operasyonel imkan ve kabiliyetlerimiz kadar önem verdiğimiz alan, Afetler ve Acil Durumlar konularında toplum bilinçlendirme çalışmaları olmuştur.

Bu konuda bilinçli bireyle başlayan ve bilinçli topluma ulaşan, tüm kentsel dokusuyla, altyapı ve üstyapısıyla, kurumlar arası iş birliktelikleriyle, hukuki düzenlemeleriyle çağdaş medeniyetler içinde layık olduğu yere ulaşmış, afetlere dayanıklı bir toplum olabilmemiz için elimizden gelen tüm desteği sağlamaya çalışıyoruz.

İki kez Türkiye’nin tamamını Gezici Deprem Eğitimi tırlarımızla gezdik. 2013’te 4. yılına, 4. etabına başlayacağımız projemizde de tüm ilçelerimizi geziyoruz. 8 – 10 yıl sürecek bu projede de ülkemizin tüm ilçelerinde depremler, yangınlar ve sellerden korunmanın ve afetleri en az zararla atlatabilmenin yollarını anlatıyoruz. Çok değerli sanatçılarımızın oynadığı eğitim filmleri, dağıtımı 1.5 milyona ulaşan eğitim kitapçıkları, sadece 2012 yılında çoğu öğrenci 100.000’den fazla yurttaşımıza verdiğimiz Bilinçlendirme seminerleri, Deprem Simülatörü, Tiyatro ve Çocuk Müzikali gibi pek çok faaliyeti birlikte yürüterek toplumumuzu yediden yetmişe bu konularda bilgilendirmeye bilinçlendirmeye çalışıyoruz.

Çok iyi biliyoruz ki, yurttaşlarımızı bilinçlendirmeden; hayalimizdeki, önlenebilir sebeplerle insanlarımızın artık ölmediği, Afetlere Dayanıklı Türkiye’ye ulaşmamız imkansız…

Sizler hayatlarını ortaya koyarak insanlığa örnek olan ve gönüllü hizmet veren bir kuruluşsunuz. Tek yürek olarak çalışmanın en güzel örneğini teşkil ediyorsunuz. Bu bilgi ve deneyimlerinizi, ilk öğretim başta olmak üzere tüm okullarda eğitimin bir parçası olarak değerlendirmek istemez misiniz?

Lise Afet Bilinçlendirme Eğitimi Projesi adını verdiğimiz bir eğitim modulümüz var. Bir veya iki yarıyıl dönemi devam eden, haftalık iki ders saatlik bu eğitimde, Lise öğrencilerine Afetlere hazır olmayı, Afet zararlarından korunmayı öğretiyoruz. Hayatlarında farklılık ve farkındalık yaratabilecek deneyimler yaşıyor ve yeni kabiliyetler kazanıyorlar. Alman Lisesi, Avusturya Lisesi, Koç Lisesi, TED Eskişehir Koleji, Şişli Terakki Lisesi gibi okullar bu eğitimi AKUT’tan alıyorlar.

AKUT Üniversite Öğrenci Toplulukları projemizle, 16 – 17 Üniversitemizde, öğrenci arkadaşlarımızla birlikte, kan bağışı, organ bağışı gibi, çevre ve çöp temizlikleri veya kitap, kırtasiye yardımı gibi çeşitli sosyal sorumluluk projeleri gerçekleştiriyoruz. Onları da ülke meseleleriyle ilgili, sorun çözmede girişimci bireyler olarak yetişmelerini sağlıyoruz.

AKUT Çocuk Akademisi projemizle de 9 – 12 yaş grubu kardeşlerimize AKUT’un değerlerini ve güvenli yaşam kültürünü öğretiyoruz.

AKUT’un her bir yerel Ekibi de kendi bölgelerinde benzeri irili ufaklı projeler gerçekleştiriyorlar.

Son soru şudur: AKUT olarak önümüzdeki yıllarda farklı nelerle tanıştıracaksınız bizi… AKUT’un Türkiye hayalini bizlerle paylaşır mısınız?

AKUT’un, bizlerin, hepimizin hayali; önlenebilir sebeplerle artık insanlarımızın ölmediği, afetlere dayanıklı bir Türkiye’de yaşamak. Böyle bir Türkiye’ye ulaşmak için biz de kendi üstümüze düşeni yerine getiriyoruz. Çünkü insan çok değerli, insanı herşeyin üzerinde görüyoruz. AKUT Derneği, Vakfı, Spor Kulübü, İktisadi İşletmesi, Enstitüsü, Çocuk Akademisi, Yayınevi, Üniversite Toplulukları, Lise Afet Eğitimleri ve Kulüpleri gibi pek çok kurumsal yapımızla insanımıza ve tüm insanlığa hizmet etmeye devam edeceğiz.

İlginizi çekebilir